Üniversiteler son zamanlarında adeta terör kampına dönüşmüştür. Terörle mücadele sadece yurdun dağlarında olan silahlı mücadelenin ismi değildir. En az onun kadar önemli bir husus da bu diplomalı teröristlerin eğitim hakkına son vermektir. Öyle ki burdan mezun olan diplomalı teröristler devletin kademelerinden veya memurluklarından biryere yerleşir ise fetö gibi tehlike saçacaktır. Hatta bundan daha tehlikeli olan sol bir terör örgütünün üyesi olacaklardır. Devlet içinde terörist yapılanması terörle mücadelenin direncini kıracaktır. Tıpkı şu an fetöcü terör örgütüne karşı olan mücadele gibi. Terör sempatizanlarının vatandaşlıktan ihraç edilmesi gerekirken, malesef devlet olarak resmen okullarda teröristlere eğitim ve diploma hatta burs verir hale geldik. Eğitimin, sanatın siyaseti olmaz, tamam. Ancak siyaset ile de teröristlik bir olamaz. Şehitlerimizin isminden, Türk Bayrağı'ndan rahatsız olanlar teröristtir. Bu bayrağın gölgesinde onlara yer yoktur. Bu mikroplar temizlenmeli ve Türkiye sağlığından mahrum edilmemelidir. Dağdaki terörist ve şehirdeki teröristin farkı nedir? İkisi de devlet, millet, bayrak, vatan asker, polis düşmanı değil midir? Bu milli değerlerimize düşman olanlar bizim düşmanımızdır ve Atsız Atamız'ın da dediği gibi; "Düşmana taviz verilmez. Düşmana verilen taviz onun cüretini ve iştahını arttırır. Taviz, dostun gönlünü kazanmak için verilir. Düşmanın bir gönlü yoktur ki kazanılsın. Taviz vermeyi kabul eden, hele bunda devam eden, yenilmeyi kabul etmiş demektir. Taviz verene başkaları kavga çıkarmadığı için belki aferin der ama kimse onu şerefli ve haysiyetli saymaz. Şerefliler taviz vermezler. Şerefin tavizi yoktur.
💬 SpyHackerz Telegram — Anlık tartışmalar ve duyurular için katıl