Bilinç Altı Kontrol Teknikleri

BİLİNÇALTINI KONTROL TEKNİKLERİ Bilinçaltının temelinde bağlantı kurma vardır. Öğrendikleriniz arasında bağlantı kurarsanız unutmazsınız. Yani ne kadar çok bağlantı...

BİLİNÇALTINI KONTROL TEKNİKLERİ

Bilinçaltının temelinde bağlantı kurma vardır. Öğrendikleriniz arasında bağlantı kurarsanız unutmazsınız. Yani ne kadar çok bağlantı, o kadar çok zekâ. Bilinçaltımızın derinliklerinde sınırsız bilgelik, engin bir güç ve bize gerekli her şeyin olduğunu biliyor muydunuz? Bilinçaltımızı geliştirip kontrol ederek hayattaki olumsuzlukla- rı değiştirmek mümkün. Profesyonel “zihin ko-

çu” fizik öğretmeni Zafer Akıncı anlatıyor: Yıllardır öğrencilerin öğrenme modelleri üze- rinde çalışıyorum. Önceden öğrencilerin ya zeki ya da geri zekâlı olduklarını düşünüyordum. 1998’de çoklu zekâ uygulamalarıyla tanıştıktan sonra her şey değişti. O yıl hafıza eğitimi aldım. Öğrencilerle yaptığım çalışmalarda gördüm ki; bu çocuklarda anlayış, öğrenme, hafıza sıkıntısı yok. Anladım ki, öğrenmeyi etkileyen hafıza ve zekânın dışında bir unsur daha var. Onun da

bilinçaltı olduğunu keşfettim.

Amerika’da bilinçaltı konusunda uzmanlardan

biri “Bir gemi düşünün, bütün tayfaları bilinçaltı- dır. Her şeyi yapan onlardır. Bilinç de kaptandır. Kaptan emir verir, duygularıyla ‘Şunu yapma!’ derse bilinçaltı ona itaat eder. Çünkü gemiyi kontrol eden esas işi yapan bilinçaltıdır!” diyor. Kaptanı, yani bilinci etkileyen unsurlar vardır. Bunlar ana-baba, kardeşler, arkadaş çevresi, medya vs. Bir çocuk doğduğunda en az 400 defa “Yapamazsın, edemezsin!” sözünü işitiyor. Bilinç bunu hemen algılıyor ve bilinçaltına kay- dediyor. Psikolojide buna “kendini gerçekleşti- ren kehanet” deniyor. Aslında bütün öğrenme- lerimiz bilinçaltında olur. Bilinçaltı bağlantılarla çalışır. Bana getirilen bir öğrencinin ebeveyni “Hocam! Bu çocuk matematiği sevmiyor!” de- mişti. Çocukla matematiği neden sevmediğini bulmak için konuştuk. Konuşurken ilkokul dö- neminde yaşadığı bir hatırasını anlattı. Matema- tik öğretmeni derste soru çözerken yanlış

Cematematik işlemlerini görünce kendisi- ni aşağılanmış hissediyor. Öğrenciyle bir bilin- çaltı çalışması yaptık. “Çok güzel bir hatıranı düşün!” dedim. Kendini çok iyi hissettiği sırada - tabii gevşemiş halde, alfa konumunda, duyusal yoğunluk yaşayarak- tahtaya matematik der- sinden uzun formüllerden birini yazdım. “Şimdi gözünü aç!” dedim. Gözünü açınca formülü gördü. “Şimdi gözünü kapat!” dedim. Bir iki kere da ha bunu uyguladık. Yaptığım şey şu: Mate- matik formülleriyle çocuğun güzel hatıraları a- rasında bağlantılar kurduruyorum. Çocuk sene sonunda takdirname aldı. Matematiği 5 oldu.

Velilerimizin çok kullandığı bir şey var: Çocuk matematik dersinden ödevini yapmaya çalışı- yor, fakat yapamıyor. Veli de sinirlerine hâkim olamayıp çocuk anlamadı diye bağırıp çağırıyor veya tokadı yapıştırıyor. Farkında olmadan ço- cuğun bilinçaltında matematik dersiyle azar ve tokat arasında bağlantı kurduruyor. Bu da ileri- de onun matematik dersini sevmemesine ve yapamamasına sebep oluyor.

Antony Robbins diyor ki: “Annem bana siga- radan nefret ettiren kadındır. Birgün ‘Oğlum si- gara içmek ister misin?’ diye sordu. Ben de ‘E- vet!’ dedim. Bir hafta kavanozun içinde bekle- miş, ıslanmış, iğrenç kokan sigarayı verdi ve ‘İ- çeceğin şeyin kokusunu al!’ dedi. İçimde öyle bir bağlantı oluştu ki, ne zaman sigara görsem midem bulanıyor.” Bilinçaltı çok güçlüdür. Bağ- lantılarını yapar ve sizin fizyolojinizi ona göre ayarlar. Farkında olmasanız bile bilinçaltı bağ- lantıları eğitimde, ailede, her türlü ilişkide kulla- nılır. Ne yapmanız gerektiğini bağlantılar kura- rak ayarlar. Bu eğitimde çok daha önemlidir. Bir şeyi başaramayacağınıza inanırsanız onu başa- ramazsınız.

BİLİNÇALTIYLA ÖĞRENME TEKNİKLERİ Bilinçaltının temelinde bağlantı kurma vardır. Öğrendikleriniz arasında bağlantı kurarsanız

unutmazsınız.

Hafızası zayıf bir çocukla görüşüyorum. Atari

oyunlarında muhteşem! Labirent tipi oyunlarda bütün labirentleri sayabiliyor. “Nasıl tutuyorsun bunu aklında?” dedim. “Hocam, çok zevkli!” de- di. Labirent isimleriyle bilinçaltı arasında zevkle bağlantı kurmuş.

Hafıza teknikleri, çoklu zekâ uygulamaları, konsantrasyon eğitimi, hızlı okuma teknikleri, hepsi bilinçaltı bağlantı tekniğiyle öğretilir. Za-ten fizyolojik olarak da böyle. Beynimizde nö- ronlar var. Bütün nöronların arasında bağlantı kurduğunuzda zekâ oluşuyor. Ne kadar çok bağlantı, o kadar çok zekâ. Herkeste yaklaşık 100 milyar nöron var ama nöronlar arasındaki bağlantı kombinasyonu sınırsız!

Ders anlatırken asla konunun ismini önceden söylemem. Her konuya hazırladığım küçük hi- kâyelerle başlarım. “Nişanlı bir bayan laborant deney yaparken birden parmağındaki yüzük deney sıvısının içine düşüyor. Ağlayarak profe- sörün yanına koşup diyor ki:

‘Ben mahvoldum! Alçak adam! Bütün her şey yalanmış!’ Profesör soruyor ‘Ne oldu kızım?’ di- ye. ‘Bu adamın sevgisi yalanmış!’ diyor. Profe- sör ‘Nerden anladın?’ deyince o da ‘Yüzüğüm sıvının içine düştü ama dibe batmadı, sıvının öz kütlesi altının öz kütlesinden küçük olduğundan batması gerekirken yüzüğüm batmadı. Demek ki altın değilmiş, bunun her şeyi yalan!”

Böylece güzel bir duygu oluşuyor konu hak- kında. Şimdi ben ne anlatırsam anlatayım onlar anlayacaklar. Bu yöntem dersin başında 5 da- kikamı alıyor. Sonra “Hocam! Ne kadar kolay bir konuymuş!” diyorlar. Psikolojide buna “çapa” denir. Mizah yaparak çocukların kafasına çapa- lar atıyorum. “Çocuklar! Şimdi çok zor bir soru soracağım, bunu yapan her soruyu çözer!” diyorum. Hâlbuki soru çok basit. Tabii çözüyor- lar. “Hocam! Hani zordu?” diyorlar. “Aslında zor da size kolay geldi, işte bir zor soru daha!” diyorum, gülmeye başlıyorlar. Beyinlerinde bağlantı kuruyorum. Zor soru deyince mizah anlıyorlar. Bağlantıyı güçlü kurduğumuzda %95 başarı alıyoruz. 14 kişilik sınıfta yaptığım çalış- malar sonunda 11’i Milli Eğitim başarı sınavında ilk 50’ye girdi. Bu bütün derslerde uygulanabilir. Bilinç ve bağlantı tekniği artı mizah. Meselâ gazlarda kaldırma kuvvetiyle ilgili bir formül vardır. P.V=N.R.T çocuklara ben “Palavracı Nu- rettin!” deyince gülüyorlar. Formül komik geli- yor. Eğitimde bu tekniklerin uygulanması gere- kir. Bu bakış açısını kazandırmak lazım.

Bir öğrencim var. Psikologa götürmüşler, IQ testinde geri zekâlı olduğu tespit edilmiş. Hâl- buki IQ testi zekânın bütünü için yapılan bir test değil, sadece sayısal ve sözel zekâyı ölçüyor ve her insanda 20’ye yakın zekâ türü var. IQ testi sonucu geri zekâlı olduğu söylenen çocuk- la çalışmaya başladık. Ona 10 tane kelime ve-özel bir çalışma yaptık. Şimdi bana diyor ki: “Hocam! Dünya hafıza şampiyonasına nasıl başvurabilirim?” Özgüven kazandı, çünkü ya- pabildiğini gördü.

Bilinçaltıyla öğrenme teknikleri herkese uygu- lanabilir. Özel bir şart gerekmiyor. Bilinçaltı sa- dece psikologların tapusunda bir konu değil. En muazzam organımız olan beynin nasıl kullanı- lacağını öğrenmemiz gerekir. Eğitimciler özel- likle bilinçaltını bilmediklerinden birçok çocuğu harcıyorlar. Öğretmenler! Verdiğimiz mesajlar çocuğun beynine ne olarak gidiyor, nasıl sonuç- lar doğuruyor? Farkında mısınız? Ana-babaların da bilinçaltı konusunda etraflıca bilgi almaları gerekir. Çünkü her insan deha beyniyle doğar.

“Bilinçaltımızın kapasitesi ne kadar?” Cevap: Beyni tanıdıkça bilim adamları şu tespiti yapı- yorlar: “Gerçekten muazzam sınırsız bir yapı!”

BİLİNÇALTI NEDİR?

Aslında sizin için önemli olan ama o an için

bastırdığınız duyumların ve zayıf durumdayken ortaya çıkan bilgilerin saklandığı kayıt ortamına denir. Bilgisayar gibi bütün yaşadıklarımızı kay- deder. Yahut bir havuzdur, kişi bütün duygula- rının görünen yüzlerini burada toplar. Bilinçaltı bilinçdışıyla karıştırılır, ikisi farklı kavramlardır. Karanlık bir mağara, buzdağının görünmeyen kısmı gibi tabirlerin karşılığı bilinçdışıdır; bilinçal- tı değil. Bilinçaltı, hem büyüklük bakımından bi- linçdışından hayli küçüktür, hem de bilinçdışın- dan farklı olarak kişinin kendi çabalarıyla hatır- layabileceği maziyi temsil eder. Bilinçaltı der- ken bilinç düzeyinin hemen altında, bilinçdışı kadar derin olmayan alan kastedilir. Sebepsiz ağlamanın asıl sebebi burada gizlidir. Bilinçaltı benzerliklere, sembollere, görüntülere, metafor veya mecazlara, beden hareketlerine, heyecan- lara, duygulara duyarlıdır. Bilinçaltınız bütün duyumsallığınız ve duyarlılığınızla dışsal (beş duyu) ve içsel (beş duyunun algıladıklarının kendi üzerindeki etkisi) dünyamızla ilişki halin- dedir. Bilinçaltı aklın dilini konuşmaz akıl dili bi- lincin dilidir. Bilinçaltının kendine ait mantığı, ak- lı tutarlılığı vardır; kendince bilinçten kat kat akıl- lı ve zekidir.
 
BİLİNÇALTINI KONTROL TEKNİKLERİ

Bilinçaltının temelinde bağlantı kurma vardır. Öğrendikleriniz arasında bağlantı kurarsanız unutmazsınız. Yani ne kadar çok bağlantı, o kadar çok zekâ. Bilinçaltımızın derinliklerinde sınırsız bilgelik, engin bir güç ve bize gerekli her şeyin olduğunu biliyor muydunuz? Bilinçaltımızı geliştirip kontrol ederek hayattaki olumsuzlukla- rı değiştirmek mümkün. Profesyonel “zihin ko-

çu” fizik öğretmeni Zafer Akıncı anlatıyor: Yıllardır öğrencilerin öğrenme modelleri üze- rinde çalışıyorum. Önceden öğrencilerin ya zeki ya da geri zekâlı olduklarını düşünüyordum. 1998’de çoklu zekâ uygulamalarıyla tanıştıktan sonra her şey değişti. O yıl hafıza eğitimi aldım. Öğrencilerle yaptığım çalışmalarda gördüm ki; bu çocuklarda anlayış, öğrenme, hafıza sıkıntısı yok. Anladım ki, öğrenmeyi etkileyen hafıza ve zekânın dışında bir unsur daha var. Onun da

bilinçaltı olduğunu keşfettim.

Amerika’da bilinçaltı konusunda uzmanlardan

biri “Bir gemi düşünün, bütün tayfaları bilinçaltı- dır. Her şeyi yapan onlardır. Bilinç de kaptandır. Kaptan emir verir, duygularıyla ‘Şunu yapma!’ derse bilinçaltı ona itaat eder. Çünkü gemiyi kontrol eden esas işi yapan bilinçaltıdır!” diyor. Kaptanı, yani bilinci etkileyen unsurlar vardır. Bunlar ana-baba, kardeşler, arkadaş çevresi, medya vs. Bir çocuk doğduğunda en az 400 defa “Yapamazsın, edemezsin!” sözünü işitiyor. Bilinç bunu hemen algılıyor ve bilinçaltına kay- dediyor. Psikolojide buna “kendini gerçekleşti- ren kehanet” deniyor. Aslında bütün öğrenme- lerimiz bilinçaltında olur. Bilinçaltı bağlantılarla çalışır. Bana getirilen bir öğrencinin ebeveyni “Hocam! Bu çocuk matematiği sevmiyor!” de- mişti. Çocukla matematiği neden sevmediğini bulmak için konuştuk. Konuşurken ilkokul dö- neminde yaşadığı bir hatırasını anlattı. Matema- tik öğretmeni derste soru çözerken yanlış

Cematematik işlemlerini görünce kendisi- ni aşağılanmış hissediyor. Öğrenciyle bir bilin- çaltı çalışması yaptık. “Çok güzel bir hatıranı düşün!” dedim. Kendini çok iyi hissettiği sırada - tabii gevşemiş halde, alfa konumunda, duyusal yoğunluk yaşayarak- tahtaya matematik der- sinden uzun formüllerden birini yazdım. “Şimdi gözünü aç!” dedim. Gözünü açınca formülü gördü. “Şimdi gözünü kapat!” dedim. Bir iki kere da ha bunu uyguladık. Yaptığım şey şu: Mate- matik formülleriyle çocuğun güzel hatıraları a- rasında bağlantılar kurduruyorum. Çocuk sene sonunda takdirname aldı. Matematiği 5 oldu.

Velilerimizin çok kullandığı bir şey var: Çocuk matematik dersinden ödevini yapmaya çalışı- yor, fakat yapamıyor. Veli de sinirlerine hâkim olamayıp çocuk anlamadı diye bağırıp çağırıyor veya tokadı yapıştırıyor. Farkında olmadan ço- cuğun bilinçaltında matematik dersiyle azar ve tokat arasında bağlantı kurduruyor. Bu da ileri- de onun matematik dersini sevmemesine ve yapamamasına sebep oluyor.

Antony Robbins diyor ki: “Annem bana siga- radan nefret ettiren kadındır. Birgün ‘Oğlum si- gara içmek ister misin?’ diye sordu. Ben de ‘E- vet!’ dedim. Bir hafta kavanozun içinde bekle- miş, ıslanmış, iğrenç kokan sigarayı verdi ve ‘İ- çeceğin şeyin kokusunu al!’ dedi. İçimde öyle bir bağlantı oluştu ki, ne zaman sigara görsem midem bulanıyor.” Bilinçaltı çok güçlüdür. Bağ- lantılarını yapar ve sizin fizyolojinizi ona göre ayarlar. Farkında olmasanız bile bilinçaltı bağ- lantıları eğitimde, ailede, her türlü ilişkide kulla- nılır. Ne yapmanız gerektiğini bağlantılar kura- rak ayarlar. Bu eğitimde çok daha önemlidir. Bir şeyi başaramayacağınıza inanırsanız onu başa- ramazsınız.

BİLİNÇALTIYLA ÖĞRENME TEKNİKLERİ Bilinçaltının temelinde bağlantı kurma vardır. Öğrendikleriniz arasında bağlantı kurarsanız

unutmazsınız.

Hafızası zayıf bir çocukla görüşüyorum. Atari

oyunlarında muhteşem! Labirent tipi oyunlarda bütün labirentleri sayabiliyor. “Nasıl tutuyorsun bunu aklında?” dedim. “Hocam, çok zevkli!” de- di. Labirent isimleriyle bilinçaltı arasında zevkle bağlantı kurmuş.

Hafıza teknikleri, çoklu zekâ uygulamaları, konsantrasyon eğitimi, hızlı okuma teknikleri, hepsi bilinçaltı bağlantı tekniğiyle öğretilir. Za-ten fizyolojik olarak da böyle. Beynimizde nö- ronlar var. Bütün nöronların arasında bağlantı kurduğunuzda zekâ oluşuyor. Ne kadar çok bağlantı, o kadar çok zekâ. Herkeste yaklaşık 100 milyar nöron var ama nöronlar arasındaki bağlantı kombinasyonu sınırsız!

Ders anlatırken asla konunun ismini önceden söylemem. Her konuya hazırladığım küçük hi- kâyelerle başlarım. “Nişanlı bir bayan laborant deney yaparken birden parmağındaki yüzük deney sıvısının içine düşüyor. Ağlayarak profe- sörün yanına koşup diyor ki:

‘Ben mahvoldum! Alçak adam! Bütün her şey yalanmış!’ Profesör soruyor ‘Ne oldu kızım?’ di- ye. ‘Bu adamın sevgisi yalanmış!’ diyor. Profe- sör ‘Nerden anladın?’ deyince o da ‘Yüzüğüm sıvının içine düştü ama dibe batmadı, sıvının öz kütlesi altının öz kütlesinden küçük olduğundan batması gerekirken yüzüğüm batmadı. Demek ki altın değilmiş, bunun her şeyi yalan!”

Böylece güzel bir duygu oluşuyor konu hak- kında. Şimdi ben ne anlatırsam anlatayım onlar anlayacaklar. Bu yöntem dersin başında 5 da- kikamı alıyor. Sonra “Hocam! Ne kadar kolay bir konuymuş!” diyorlar. Psikolojide buna “çapa” denir. Mizah yaparak çocukların kafasına çapa- lar atıyorum. “Çocuklar! Şimdi çok zor bir soru soracağım, bunu yapan her soruyu çözer!” diyorum. Hâlbuki soru çok basit. Tabii çözüyor- lar. “Hocam! Hani zordu?” diyorlar. “Aslında zor da size kolay geldi, işte bir zor soru daha!” diyorum, gülmeye başlıyorlar. Beyinlerinde bağlantı kuruyorum. Zor soru deyince mizah anlıyorlar. Bağlantıyı güçlü kurduğumuzda %95 başarı alıyoruz. 14 kişilik sınıfta yaptığım çalış- malar sonunda 11’i Milli Eğitim başarı sınavında ilk 50’ye girdi. Bu bütün derslerde uygulanabilir. Bilinç ve bağlantı tekniği artı mizah. Meselâ gazlarda kaldırma kuvvetiyle ilgili bir formül vardır. P.V=N.R.T çocuklara ben “Palavracı Nu- rettin!” deyince gülüyorlar. Formül komik geli- yor. Eğitimde bu tekniklerin uygulanması gere- kir. Bu bakış açısını kazandırmak lazım.

Bir öğrencim var. Psikologa götürmüşler, IQ testinde geri zekâlı olduğu tespit edilmiş. Hâl- buki IQ testi zekânın bütünü için yapılan bir test değil, sadece sayısal ve sözel zekâyı ölçüyor ve her insanda 20’ye yakın zekâ türü var. IQ testi sonucu geri zekâlı olduğu söylenen çocuk- la çalışmaya başladık. Ona 10 tane kelime ve-özel bir çalışma yaptık. Şimdi bana diyor ki: “Hocam! Dünya hafıza şampiyonasına nasıl başvurabilirim?” Özgüven kazandı, çünkü ya- pabildiğini gördü.

Bilinçaltıyla öğrenme teknikleri herkese uygu- lanabilir. Özel bir şart gerekmiyor. Bilinçaltı sa- dece psikologların tapusunda bir konu değil. En muazzam organımız olan beynin nasıl kullanı- lacağını öğrenmemiz gerekir. Eğitimciler özel- likle bilinçaltını bilmediklerinden birçok çocuğu harcıyorlar. Öğretmenler! Verdiğimiz mesajlar çocuğun beynine ne olarak gidiyor, nasıl sonuç- lar doğuruyor? Farkında mısınız? Ana-babaların da bilinçaltı konusunda etraflıca bilgi almaları gerekir. Çünkü her insan deha beyniyle doğar.

“Bilinçaltımızın kapasitesi ne kadar?” Cevap: Beyni tanıdıkça bilim adamları şu tespiti yapı- yorlar: “Gerçekten muazzam sınırsız bir yapı!”

BİLİNÇALTI NEDİR?

Aslında sizin için önemli olan ama o an için

bastırdığınız duyumların ve zayıf durumdayken ortaya çıkan bilgilerin saklandığı kayıt ortamına denir. Bilgisayar gibi bütün yaşadıklarımızı kay- deder. Yahut bir havuzdur, kişi bütün duygula- rının görünen yüzlerini burada toplar. Bilinçaltı bilinçdışıyla karıştırılır, ikisi farklı kavramlardır. Karanlık bir mağara, buzdağının görünmeyen kısmı gibi tabirlerin karşılığı bilinçdışıdır; bilinçal- tı değil. Bilinçaltı, hem büyüklük bakımından bi- linçdışından hayli küçüktür, hem de bilinçdışın- dan farklı olarak kişinin kendi çabalarıyla hatır- layabileceği maziyi temsil eder. Bilinçaltı der- ken bilinç düzeyinin hemen altında, bilinçdışı kadar derin olmayan alan kastedilir. Sebepsiz ağlamanın asıl sebebi burada gizlidir. Bilinçaltı benzerliklere, sembollere, görüntülere, metafor veya mecazlara, beden hareketlerine, heyecan- lara, duygulara duyarlıdır. Bilinçaltınız bütün duyumsallığınız ve duyarlılığınızla dışsal (beş duyu) ve içsel (beş duyunun algıladıklarının kendi üzerindeki etkisi) dünyamızla ilişki halin- dedir. Bilinçaltı aklın dilini konuşmaz akıl dili bi- lincin dilidir. Bilinçaltının kendine ait mantığı, ak- lı tutarlılığı vardır; kendince bilinçten kat kat akıl- lı ve zekidir.
Bro az önce gelen senmiydin kb geri gel :D
 
bremın Bak şimdi öyle olmaz verdiğiniz bütün bilgiler yalnış TAMMAMI LAN hepsini unutun.
size hek dersi veriyim dinleyin lan gavurlar size diyom heh dinleyin adamsin okuyosun heeee cikis optum neyse yaziyom
ilk önce mesela Alparsan ın sitesi var dimi direk alparslanın kapısına gideceksin Battal Gazinin Torunu vankö gibi akovvvak yapacaksın ver lan bilgisayarı diyip bilgisayari camdan atıp çıkacaksın heyy sitesini sikim direk kapısına gideceksin böyle zıplicaksin bir koycaksin kafayi heee bide erkek adam virus progrsmi kullanmaz geçen kapasiki mi ne onu kullaniyom çayı demliyom amk bi at sesi geldi ieeeah bi gittim diyo tehtid olabilir 2 reklam yakalamış orospu evladı
bende sandım ruslar geldi amına koyim snfjehfje
 
telekinezi yapabilen insan sayısı dünya üzerinde ya birkaçtanedir yada kalmamıştır. Epifiz bezi adı verilen beyin içindeki bir organ artık insanlarda körelmiştir, bebeklikten buyana yediğiniz doğal olmayan tüm besinler epifiz bezinin işlevini kaybetmesine yol açar ve mal gibi bir hayat sürer ölür gidersiniz genelde. Aslında bizi diğer canlılardan kalın çizgilerle ayıran en farklı organdır, insan olarak duygu ve düşüncelerimizden başka birşey yok artık.
 
telekinezi yapabilen insan sayısı dünya üzerinde ya birkaçtanedir yada kalmamıştır. Epifiz bezi adı verilen beyin içindeki bir organ artık insanlarda körelmiştir, bebeklikten buyana yediğiniz doğal olmayan tüm besinler epifiz bezinin işlevini kaybetmesine yol açar ve mal gibi bir hayat sürer ölür gidersiniz genelde. Aslında bizi diğer canlılardan kalın çizgilerle ayıran en farklı organdır, insan olarak duygu ve düşüncelerimizden başka birşey yok artık.
Ozelim yani aq lamb benimde isim cikti sonra konusuruz

Edit: banlanmis aq
 
Telekinezi deyince sadece cisim oynatmak akliniza gelmesin. Telekinezi hava ates su gibi seyleri kontrol etmenize , empati ve telepati gibi ozelliklerinizin ust seviye olmasini saglar. Ornegin telekinezi yapabilen bir insan ayni zamanda bir kisinin duygularini dusuncelerini tahmin edebilir. Bana gelince 2 sene once yapiyordum kalem kagit ates falan oynattim sonra okul falan zaman kalmadi telekinezi pratik meditasyon gibi seyler gerektiren ama tam olarak doga ustu degil sadece nadir gorulen bir begin ozelligi ve bilimsel kanitlari var
 
131,767Konular
3,271,172Mesajlar
316,131Kullanıcılar
Üst Alt