Dini şiirler ve Ilahi sözleri

Pul eder

Bu ahu zarları şu bülbül eder,
Onu bülbül etmez, ancak gül eder.

Ne görür gülde biçare bülbül?
Gülistana karşı gonca gül eder.

Ne göründü şu Ferhat’ın gözüne,
Kayalar delerek yâre yol eder.

Neler gitti şu Leyla’dan Mecnun'a,
Gözyaşları akar, yüzden sel eder.

Kimin kâfir eder, kimini mümin,
Bunu kimse etmez, ancak Ol eder.

Hiç kimseye fakir ve zengin deme!
Zengini de fakiri de Ol eder.

Kimini dünyada asla inletmez,
Kiminin derdini gayet bol eder.

Kimini akılsız hayvan yaratır,
Kimini kendine halis kul eder.

Kimini yükseltir, arşa çıkarır,
Kimini de yakıp, kara kül eder.

Kimisi bulamaz giymeye gömlek,
Kiminin atına ipek çul eder.

Biçare Yunus’un altın sözünü,
Deme bir cahile, geçmez pul eder.
 
Demişler

Dünyayı bırak ele!
Dünya girmez hak yola.
Bu iki aşk bir gönle,
Asla sığmaz demişler.

Ya dünyaya pek sarıl!
Ya ona küsüp darıl!
İki zıt şey bir yerde,
Hiç duramaz demişler.

Bırak mala rağbeti!
Gelsin dostun himmeti.
Fani dünya ziyneti,
Yarın geçmez demişler.

Sakın olma ilahsız!
Öyle gezme külahsız!
Tedbir alan silahsız,
Yola girmez demişler.

Can tadını can bile.
Hak'tan affını dile!
Gezer âşık dost ile,
Hiç ayrılmaz demişler.

Uzak durma gel beri!
Yunus aldı haberi.
Gelen girdi içeri,
Giren çıkmaz demişler.
 
Ayrılık acısı

Ayrılık acısı zordur,
Bir ateştir, kızıl kordur,
Kim ki bunu bilmiyordur,
Düşer düşman kollarına.

Bu kadehin içi dolu,
İçen ondan olur deli,
Belki sonra olur veli,
Bel bağlar hak yollarına.

Nefsine hep uyan kişi,
Gözlerinden akar yaşı,
Ters bakarak olur şaşı,
Mevla’nın has kullarına.

Kevser havuzuna dalan,
Nefsini hep düşman bilen,
Ve ölmeden önce ölen,
Konar tuba dallarına.

Sıratı çabuk geçenler,
Tuba dalında uçanlar,
Şeraben tahur içenler,
Bakmaz dünya ballarına.

Biçare Yunus neylesin?
Mevti tefekkür eylesin!
Derdini kime söylesin?
Acır bunca yıllarına.
 
Karun

Dünya Karun gibi zengin görmedi,
İmanını verdi, mal mülk vermedi.

Cimrilik nerdeyse Karun’la kopar,
Malı her şeyidir, malına tapar.

Halife Karun’a uşru emretti,
Vermedi uşrunu, tufan yok etti.

(Zırnık vermem) dedi, yer tuttu onu,
Topuktan dizine gelmişti canı.

Karun feryat etti, (Bakıp göreyim,
Canım alınmazsa, uşru vereyim.)

Karun’dan gelince, böyle bir cevap,
Geçici olarak kesildi azap.

Verilecek malın uşrunu seçti,
Geçmedi malından, canından geçti.

(Bu kadar çok uşru, nasıl vereyim?
Gözümün önünde, malı göreyim.

Malımın peşinden, ben de geleyim,
Bunca mal giderse, ben de öleyim.

Gözlerimin nuru, asla veremem,
Malım yoksa dünyaları göremem.)

Mal yüzünden azabı da unuttu,
Bu haber gelince yer onu yuttu.

Gömüldü iyice beline kadar,
Koca dünya ona, gelmişti çok dar.

Karun der ki, (Bir kez daha bırakın!
Mallarıma şöyle olayım yakın.

Artık bu kez hemen uşru vereyim,
Böylelikle selamete ereyim.)

Uşrunu koyacak başka yol buldu,
Zannetti bununla, artık kurtuldu.

Pişman oldum dedi, yer yine tuttu,
Boğazına kadar Karun’u yuttu.

Kim ne diyebilir, böyle inada?
Karun başlamıştı âh-u feryada.

Boğazına kadar tutulmuş durur,
Ama can acısından Karun kudurur.

Birini öldürdü işi uzattı,
Yer yarılıp bütün malları battı.

Batıp kıyamete dek devam eder,
Kendi de malı da, durmadan gider.

Zincire bağlarlar iki elini,
Cümle âlem göre onun hâlini.

Zincir gider onun boynuna düşe,
Kim varsa başına hep üşüşe.

Mahşer halkı der ki, (Kim bu yaramaz,
Dostları yok, onu gelip aramaz?)

Malı sevenlerin hâlleri budur,
Boynunda zinciri yanar, kudurur.

Hak yoldan böyle kim uzak dura,
Boynuna ateşten zincir vurdura.

Hoca bu, cimriye bir ibret ola,
Girmemeli haktan başka bir yola.
 
Gerektir

Dervişlik bir direktir,
Ateş dolu yürektir,
Derviş olan kimseye,
Önce dirlik gerektir.

İşinde dirlik ola,
Sözünde erlik ola,
Hak ile birlik ola,
Ere kulluk gerektir.

İtaat et erene!
Doğru yolu görene,
Ben dervişim diyene,
Hep miskinlik gerektir.

Bilinmez Hak hikmeti,
At boynundan zimmeti,
Erenlerin himmeti,
Yerden göğe direktir.

Yunus, derviş gam yemez,
Anladım, bildim demez,
Miskin olmadan gelmez,
Âhir sana gerektir.
 
Geçer

Bak dostun aşk okuna!
Demirden taştan geçer,
Düşen onun aşkına,
Can ile baştan geçer.

Gece gündüz eder zâr,
Aşkın ile olur yâr,
Kimde böyle bir aşk var,
Yemekten aştan geçer.

Aşk dostluğun direği,
Budur aşkın gereği,
Yanar sönmez yüreği
Lüzumsuz işten geçer.

Akıllı terse gitmez,
Ücretle amel etmez,
Huri gılman düşünmez,
Göz ile kaştan geçer

Şu dünya muhabbeti,
Zehirli bir aş gibi,
Düşünen ahireti,
Zehirli aştan geçer.

Hakiki âşık olan,
Can vermeye atar can,
Dostla pazarlık kuran,
Nice bin baştan geçer.

Haramı ateş bilen,
Dünyalığı leş bilen,
Sevgisini düş bilen,
Leşten ve düşten geçer.

Yunus’un gönül evi,
Doludur Hak sevgisi,
Nimet bilen sohbeti,
Cümle tanıştan geçer.
 
Dervişlik

Gör işin hilesini!
İhlâsla yanan gelsin!
Dervişlik çilesini,
Zerrecik duyan gelsin!

Bozmadan ihlâsını,
Bil ilmin hayâsını!
Dervişlik libasını,
Hakkıyla giyen gelsin!

Bulmak için huzuru,
Ört gördüğün kusuru,
Kırıp kibri, gururu,
Yürekten duyan gelsin!

İnanmayan binmesin,
Yarı yolda inmesin,
Gemi geri dönmesin,
Bay gelsin, bayan gelsin!

Kim severse Allah'ı,
Rahmet kılar vallahi,
Bırak kuru bir âhı!
Aşkıyla yanan gelsin!

Günleri hep zâr olan,
Küfre bir duvar olan,
Tek arzusu yâr olan,
Şeyhine uyan gelsin!

Aşkın tadına eren,
Dostun kalbine giren,
Herkese kitap veren,
İslam'ı yayan gelsin!

Dervişlik rengi solmaz,
Gün geçer çile dolmaz,
Dille söylemek olmaz,
Canına kıyan gelsin!

Hoca, buna girişmez,
Yabancıyla görüşmez,
Sözle kimse erişmez,
Yola baş koyan gelsin!
 
Derviş olmak

Dervişliği anlarsan,
Hep nefsine kanarsan,
Onu bunu kınarsan,
Böyle dervişlik olmaz.

Boz bulanık akarsan,
Mazlum canı yakarsan,
Haramlara bakarsan,
Böyle dervişlik olmaz.

Ahlakını bozarsan,
Vara yoğa kızarsan,
Öfkelenip azarsan,
Böyle dervişlik olmaz.

Hidayete ermezsen,
Doğru yola girmezsen,
Canı dosta vermezsen,
Böyle dervişlik olmaz.

Yunus, öğüt almazsan,
Doğru namaz kılmazsan,
Deryalara dalmazsan,
Böyle dervişlik olmaz.
 
Gerçek âşık

Gerçek âşık olan kişi,
Deryalara dalan kişi,
Hep miskinlik ola işi,
Olmamalı hırs-u heva.

Kim ki izzetten geçmedi,
Âşıklığı yalan dendi,
Girdiği hiç görülmedi,
Aşk ile izzet bir eve.

Mal, mülk ve şöhretin hepsi,
Bunlar hep dünya sevgisi,
Yalan olur aşk demesi,
Kim dünya izzetin seve.

İzzet ve aşk ile dünya,
Bunlar barışmadı asla,
Gönül verme, fâni mala!
Bu âşığa değil reva.

Kimde gerçek aşk var ise,
O sığmaz hiç, yere göğe,
Nasıl girer kutsal eve,
Merkep, katır, at ve deve.

Yunus’u âşık bilme sen!
Sakın özenip gelme sen!
Yolda kalıp da ölme sen!
Gitmek zordur uzak yola.
 
Hâlin ne olur?

Gündüz olmazsan saim,
Gece olmazsan kaim,
Allah demezsen daim,
Acep hâlin ne olur?

Dostun adı dillerde,
Sevgisi gönüllerde,
O korkulu yollarda,
Acep hâlin ne olur?

Besmelesiz yatmazsan,
Varlıkları satmazsan,
Tutup suya atmazsan,
Acep hâlin ne olur?

Bülbül gibi ötmezsen,
Hak yolunda gitmezsen,
Er eteği tutmazsan,
Acep hâlin ne olur?

Gitme yaban illere!
Düşer isen dillere,
Bakar isen ellere,
Acep hâlin ne olur?

Yunus yanlış yaparsan,
Doğru yoldan saparsan,
Pir elinden koparsan,
Acep hâlin ne olur?
 
Miskinlik

Aşk erine fark etmez,
Giyse atlas, ya palas.
İpekle kibirlenmez,
Palas ile tutmaz yas.

Aşk, amel ile biter,
Layık değilse yiter,
Bazen hep eski giyer,
Bazen de süslü libas.

Eğer ereyim dersen,
Hakk'ı göreyim dersen,
Allah’ını seversen,
Nefsi boğazından as!

Günahı temizleyen,
Miskinliktir gel, öğren!
Yunus miskin ol hemen!
Şu tamah yayını kes!
 
Et - Etme

Doğru sözü menetme!
Fâsıkları methetme!
Gerçekleri katletme!
Günahlara sabretme!
Haksızlığa meyletme!
Haram malla haccetme!
Haydi, artık nazetme!
Hediyeyi reddetme!
Herkes kötü zannetme!
Hiçbir cana kastetme!
Hiç kimseye zulmetme!
İmanını kaybetme!
İstirham et, emretme!
Kötü şeyler seyretme!
Namazını terketme!
Nefsini hiç affetme!
O konudan bahsetme!
Ömrü boşa vakfetme!
Sen kendini kahretme!
Yanlışları neşretme!

Adaletle hükmet!
Ahlaksızı defet!
Allah için harcet!
Başarmaya azmet!
Bu acıyı hazmet!
Büyüklerden bahset!
Cuma günü guslet!
Faydalıysa neşret!
Gönülleri fethet!
Günahları terket!
Haktan yana meylet!
Hep kitaptan naklet!
Her fırsatta zikret!
Her nimete şükret!
İmkân varsa lütfet!
İyiliği emret!
Kötülüğü nehyet!
Malı hayra vakfet!
Sıkıntıya sabret!
Hoca, hemen kaydet!
 
Bayram gelince

Müminlere düğündür,
Başka günden üstündür,
Sevinilecek gündür,
Bayram geldiği zaman.

El öptürür büyükler,
El öpenler küçükler,
Güler boynu bükükler,
Bayram geldiği zaman.

Hoş geldi, sefa geldi,
Herkesin yüzü güldü,
Çok ikramlar görüldü,
Bayram geldiği zaman.

Büyük küçük süslenir,
İyi bayramlar denir,
Baklava, şeker yenir,
Bayram geldiği zaman.

Ocakta ateş yanar,
Kazanda yemek kaynar,
Çocuklar gülüp oynar,
Bayram geldiği zaman.

Yaşlısı ile genci,
Belli eder sevinci,
Eksik olmaz dilenci,
Bayram geldiği zaman.

Muhtaçlara varılır,
Yara varsa sarılır,
Davulcu bahşiş alır,
Bayram geldiği zaman.

Ötüşür gökte kuşlar,
Tebrikleşmeler başlar,
Silinir gözden yaşlar,
Bayram geldiği zaman.

Barışır küskün olan,
Yumuşar keskin olan,
Sevinir miskin olan,
Bayram geldiği zaman.

Oruç tutmak bir nimet,
Tutan için ganimet,
Büyükler eder sohbet,
Bayram geldiği zaman.
 
Nefsime öğüt

Vaktin boşa geçmişse,
Üzülsen de ne fayda?
Evin barkın göçmüşse,
Üzülsen de ne fayda?

Ömür geçer, bilmezsen,
İman ile ölmezsen,
Kıyamette gülmezsen,
Üzülsen de ne fayda?

Kefeni giyeceksin,
Darbeler yiyeceksin,
Hep imdat diyeceksin,
Üzülsen de ne fayda?

Düzenin bozulacak,
Mezarın kazılacak,
Hayır şer yazılacak,
Üzülsen de ne fayda?

Ne olacak bilinmez,
Artık geri gelinmez,
Haber bile salınmaz,
Üzülsen de ne fayda?

Kara yere girersin,
Nasıl hesap verirsin?
Amelini görürsün,
Üzülsen de ne fayda?

Yunus yalnız kalırsın,
Melul mahzun olursun,
Ettiğini bulursun,
Üzülsen de ne fayda?
 
Derviş

Ben dervişim diyene,
Bu yolda hiç âr olmaz,
Derviş olanın gönlü,
Geniştir hiç dar olmaz.

Derviş gönülsüz olur,
Sövene dilsiz olur,
Dövene elsiz olur,
Kimseden bizar olmaz.

Derviş bağrı taş gerek,
Gözü dolu yaş gerek,
Koyundan yavaş gerek,
Kimseye kızar olmaz.

Derviş ise bir kişi,
Bulunmaya bir eşi,
Dostluk olmalı işi,
Arada ağyar olmaz.

Dervişin yok kimsesi,
Yoksulluk sermayesi,
Miskinlikten gayrisi,
Ona asla yâr olmaz.

Er elini almışsa,
Ona gönül vermişse,
İkrar ile gelmişse,
Gayri hiç inkâr olmaz.

Yunus sıkı tut eri!
Düşünme başka piri!
Bozma girdiğin yeri!
Bunda tarumar olmaz.
 
Şu yaşa geldim

Sorulsa bana diyorum,
Dünyaya ne işe geldim?
Kalasım yok gidiyorum,
Din için yumuşa geldim.

Sert söyledim, gönül yıktım,
Öfkelendim canlar yaktım,
Yapılan gıybetten bıktım,
El diline düşe geldim.

Bakın anlatayım size,
Hayran oldum ben ay yüze,
Nazar kıldım ela göze,
Siyah olup kaşa geldim.

Ay oldum, âleme doğdum,
Bulut oldum, göğe ağdım,
Yağmur oldum, yere yağdım,
Nurlanıp güneşe geldim.

Yolum sana oldu durak,
Nefsim beni artık bırak!
Yunus şu haline bir bak!
Ne yaptın şu yaşa geldin?
 
Gelsin

Kaçırmayın cemaati,
İmam olduk uyan gelsin!

İçsin aşkın şerbetini,
Aşk adını duyan gelsin!

Miskinliğin gömleğini,
Ârif olup giyen gelsin!

Akan rahmet sularıyla,
Gönül kirin yuyan gelsin!

Ayrılık yok yolumuzda,
Erkek gelsin, bayan gelsin!

Bu toprakta atlı olmaz,
İnsin yere, yayan gelsin!

Zamane şeyhinden kaçıp,
Pirimize uyan gelsin!

Haramları zehir bilen,
Helal lokma yiyen gelsin!

Halisane tevbe eden,
Günahlardan cayan gelsin!

Harama bakmamak için,
Gözlerini oyan gelsin!

Yağma etsin dünyalığı,
Gözü gönlü doyan gelsin!

Yabancılar bilmez bizi,
Bize bizim diyen gelsin!

Zehir ile pişmiş aşı,
Balmış gibi yiyen gelsin!

Edepsizin işi yoktur,
Büyükleri sayan gelsin!

Ehl-i sünnet kitaplarla,
Dinimizi yayan gelsin!

Münkirlerin mezarına,
Yılan gelsin, çıyan gelsin!

Fedakârlık ister bu yol,
Tatlı cana kıyan gelsin!

Yunus bırak korkakları,
Hak yola baş koyan gelsin!
 
Yakan benim

Gece gündüz buluşurum,
Dost yüzüne bakan benim.
Denizlere karışırım,
Irmak olup akan benim.

Kâh gülüp, kâh ağlıyorum,
Ciğerimi dağlıyorum,
Sular gibi çağlıyorum,
Su bendini yıkan benim.

Bu faniye gelen gülmez,
Ne yapsa da murat almaz,
Herkes göçer kimse kalmaz,
Şu dünyadan bıkan benim.

Hem garibim, hem de güçsüz,
Gidemem yoluma dümdüz,
Şu Yunus’u gece gündüz,
Ateşlerde yakan benim.
 
Aşk nedir?

Saplanınca aşk oku,
Bir yara açıp gider.
Aşk yüzünden yüreğim,
Kaynayıp taşıp gider.

Söz tutan, öğüt alan,
Namazı doğru kılan,
Haramdan uzak kalan,
Sıratı geçip gider.

Dine aykırı giyen,
Dişleri haram yiyen,
Var mı ben gibi diyen,
Ateşe düşüp gider.

Ateşe düşen kişi,
Felaket onun işi,
Ahmak kimsenin başı,
Ateşte pişip gider.

Hak aşkıyla yanmayan,
Gerçeğe dayanmayan,
Gafletten uyanmayan,
Sarayı göçüp gider.

Aşkım sanki bir düştür,
Şansım bana gülmüştür,
Yunus garip bir kuştur,
Sonsuza uçup gider.
 
Dünya gelir geçer

Şu faniye konan göçer,
Rızkı kadar yiyip içer,
Ecel ömre kefen biçer,
Bel bağlama bu dünyaya!

Üstümüze çöker dağlar,
Ecel gelir, dilin bağlar,
İki gözden yaşlar çağlar,
Bel bağlama bu dünyaya!

Yer altında olur yatak,
Yere düşer kuru yaprak,
Gözlerine dolar toprak,
Bel bağlama bu dünyaya!

Malın mülkün hayal olur,
Haram ise, vebal olur,
Helal ise, sual olur,
Bel bağlama bu dünyaya!

Kısa olsun emelimiz,
Sağlam olsun temelimiz,
Halis olsun amelimiz,
Bel bağlama bu dünyaya!

Yunus der ki günahın çok,
Tevbe için bir âhın yok,
Hak’tan başka ilahın yok,
Bel bağlama bu dünyaya!
 
Yalan dünya

Bilen bilir, sen ne yalan dünyasın,
Nice enbiyayı alan dünyasın.

Gözyaşına bakmaz, nice insanın,
Karanlık mezara koyan dünyasın.

Uçan kurtulsaydı, kuş kurtulurdu,
Kuşun kanadını kıran dünyasın.

Sevdiğimi aldın, beni aldattın,
Dönüp de yüzüme gülen dünyasın.

Sultanın tahtını, sen viran kıldın,
Öksüzün boynunu buran dünyasın.

Asırlarca, kaç kez dolup boşaldın,
Nicesinden arta kalan dünyasın.

Yunus yapılacak işlerin çoktur,
İşimi gücümü bozan dünyasın.
 
Benzer

Dünya denilen yer küre,
Büyükçe bir şehre benzer,
Bizim kısa ömrümüzse,
Bir anlık pazara benzer.

Bir kimse bu şehre geldi,
Birkaç saat karar kıldı,
Geri dönüp gitmesi de
Dönüşsüz sefere benzer.

Bu şehrin hayalleri,
Türlü çeşitli halleri,
Aldatır hep gafilleri,
Ateşsiz yakara benzer.

Fani yeri baki sanan,
Hayallerle oyalanan,
Tuzağına yakalanan,
Otlayan sığıra benzer.

Şehirdeki yüce sultan,
Dost düşmana eder ihsan,
Sultanla tanışan insan,
Hiç yok iken vara benzer.

Boğuktur Yunus’un sesi,
Bir gözle görür herkesi,
Bu miskinin her nefesi,
Bala ve şekere benzer.
 
Hak diye diye

Özlediğim vatana,
Gitsem Hak diye diye,
Artık geri dönmesem,
Kalsam Hak diye diye.

Bir gün Azrail tuta,
Çaresiz ana ata,
Binip ağaçtan ata,
Gitsem Hak diye diye.

Zikirle meşgul olsam,
Solmayan bir gül olsam,
Şakıyan bülbül olsam,
Ötsem Hak diye diye.

Bulut olup yürüsem,
Dağı taşı bürüsem,
Bir mum gibi erisem,
Yansam Hak diye diye.

Sarılmalı hak yola,
Kalbler ihlâsla dola,
Dost ilindeki göle,
Dalsam Hak diye diye.

Yüksekten yere insem,
Aşk ateşine yansam,
Yana yana kül olsam,
Tozsam Hak diye diye.

Gezsem dünya yüzünde,
Hiçbir şey yok gözümde,
Şu aşkın denizinde,
Yüzsem Hak diye diye.

Aşksızlarla yok aram,
Aşksıza sohbet haram,
Sorana haber verem,
Desem Hak diye diye.

Yunus da, bir gün öle,
Kabrine kurtlar dola,
Vücudu toprak ola,
Tozsam Hak diye diye.
 
Gelsin

Bu zor işi yapmaya,
Kolu sıvayan gelsin!

Bâtıldan kaçınarak,
Hakkı arayan gelsin!

Pısırık şöyle dursun,
İşe yarayan gelsin!

Namahreme bakmayan,
Gözü koruyan gelsin!

İşlenen günahları,
Kökten kazıyan gelsin!

Eli değil kendini,
Her an kınayan gelsin!

Hizmetlerde yarası,
Akıp kanayan gelsin!

Yabancılar anlamaz,
Bizi tanıyan gelsin!

Ele hep gülümseyen,
İçten ağlayan gelsin!

Haram şeylere karşı,
Eli bağlayan gelsin!

Hak aşkıyla kavrulup,
Kalbi dağlayan gelsin!

Katı kalbliler değil,
Gözü çağlayan gelsin!

Kazancını helalden,
Tutup sağlayan gelsin!

Çiğ olan geri dursun,
Pişip kaynayan gelsin!

Nimet ganimet diye,
Zevkten oynayan gelsin!

Solmayan dost gülünü,
Bağdan toplayan gelsin!

Fitne fesattan kaçan,
Sırrı saklayan gelsin!

Günahlardan sakınıp,
Kalbi paklayan gelsin!

Nasuh tevbesi edip,
Nefsi aklayan gelsin!

Yunus gibi hak yola,
Canı adayan gelsin!
 
Göresin

Eğriliği bırakıp,
Doğru yola gelesin,
Kibri kini çıkarıp,
Erden nasip alasın.

Ne verirsen elinle,
Onlar gider seninle,
İnkâr etsen dilinle,
Varınca anlayasın.

Kim kalbde pas yatırır,
Bil ki onu yitirir,
İçerde şah oturur,
Girdiğin an göresin.

Yunus
niçin durmadan,
Bahsedersin hep aşktan?
Haber gelince dosttan,
Ona nasıl varasın?
 
Aklın sana yâr ise

Bir sözüm vardır sana,
Dinle canın var ise.
Düşkün olma dünyaya,
Eğer gayen kâr ise.

Sevilecek bir yâr bul!
Baktın yârin eğri kul!
Neyin varsa ver kurtul!
Aklın sana yâr ise.

Gördün yârin iyidir,
Kölesi olman yeğdir,
Çıkar ciğerin yedir,
Eğer çaren var ise.

Namert gibi olmaya!
Bıçak sokma sofraya!
Ekmek onu komaya,
Tuzun hakkı var ise.

Kötülük etme asla!
İlenir herkes sana,
Söylenir senden sonra,
Ne dirliğin var ise.

Miskin Yunus delidir,
Sözlerinden bellidir,
Ölse hali nicedir,
Eğer kabri dar ise.
 
Sofu

Seni sofu zanneden,
Sen ne iyisin diyen,
Nasıl sofu olur ki,
Her sarık cübbe giyen?

Cübbelere büründün,
Halka sofu göründün,
Dış yüzünle övündün,
İçin bir kuru kovan.

Sanma kalbi şükreyler!
Fitne fesat fikreyler,
Hiç böyle mi zikreyler,
Mevla’yı aşkla seven?

Yunus seni yel alır,
Yalancı yolda kalır,
Bir gün yerini bulur,
Hakikat ile yalan.
 
Affa uğrarız

Ey dervişler korkarız,
Ansız ölürüz diye.
Ölmenin önemi yok,
Ceza görürüz diye.

Bir gün görünür göze,
Ayıp vurulur yüze,
Korku geliyor bize,
Yalnız kalırız diye.

Gerçek bir kul olaydık,
Ona kulluk kılaydık,
Durmayıp ağlayaydık,
Yarın güleriz diye.

Nankörlük etmeyelim!
Sakın kin gütmeyelim!
İmansız gitmeyelim!
Narda yanarız diye.

Yunus girdi günaha,
Çıkar mıyız felaha?
Ümit vardır Allah’a,
Affa uğrarız diye.
 
Aç gözünü

Ey gönül, aç gözünü,
Çok uzatma sözünü,
Sonra dövme dizini,
El aybını gözetme

Helal haram yiyorlar,
Ölüm yok mu diyorlar,
Kötülük ediyorlar,
Sen kötü adla gitme!

Dünyaya gönül verme!
Yüz döndür ahirete,
Kıl taat gündüz gece,
Ayak uzatıp yatma!

Bak pirin buyruğuna,
Yüzün koy ayağına,
Katlan hep dayağına,
Yunus kaşını çatma!
 
Yazıyorum

Girdim aşkın denizine,
Dalgıç gibi yüzüyorum.
Denizlerin üzerinde,
Hızır gibi geziyorum.

Cemalini gördüm düşte,
Çok aradım yazda kışta,
Bulamadım dağda taşta,
Gözlerimi süzüyorum.

Kaza kaza indim yere,
Nefsin yüzü yara bere,
Hürmeti yok şeyhe, pire,
Bentlerini bozuyorum.

Şüphe yok ki dünya fani,
Bunca yıldır gelen hani?
Aldattın ey dünya beni,
İşlerinden beziyorum.

Yunus gelmez derdin dile,
Senelerce çektin çile,
Ciğerimin kanı ile,
Hâllerimi yazıyorum.
 
131,738Konular
3,270,871Mesajlar
316,047Kullanıcılar
efezx0Son Üye
Üst Alt