Selamun Aleyküm değerli kardeşlerim;
Konumuzdan da anlaşılacağı şekilde, meselemiz hain darbe girişiminden sonra milletçe birlik, beraberlik ve uyanış içinde olduğumuz bu zamanda küffarın fitnelerinin bitmeyeceğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.
Bakınız peygamber efendimizin (S.A.v) hadis-i şerifinde; “öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhidlik etmeleri istenmediği halde şâhidlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler,” (Taberâni, XXIII, 314). Ve bu hadis-i şeriften yola çıkarak zamanın bitmeyen büyük fitnelerinden birisi olarak ehl-i sünnet vel cemaat fırkasının fitneye maruz bırakılmak istenip, haşa haşa küçük düşürülmeye çalışılması ve itibarlarının zedelenmek istenmesidir.
Değerli kardeşlerim, Allah (c.c) insana akıl, kalp, irade gibi güzel nimetler bahşetmiştir. İnsanoğlu yaşamı boyunca bilgiye, maneviyata aç bir varlık olması sebebiyle diğer mahlukattan sıyrılarak eşref-i mahlukat olma özelliğine sahiptir. Bizler biliriz ki Allah (c.c) yolu tektir. Din-i mübin İslam birdir. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, peygamberimiz hz. Muhammed Mustafa (S.A.v)’dir. Bu tekliğinde şüphe olmayan yola varmakta çeşitli vasıtalar vardır, her zaman var olacaktır. Fakat bu süreçte bu vasıtaların özünü yok sayarak çirkince saldırı ve iftiralara maruz bırakılmak isteniyor. Mesele "Şucu,bucu" değil. Mesele iman hakikatini göz önünde bulundurarak ve hadis-i şerif’te de belirtildiği üzere "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381) güzel ahlak sahibi kamil müminler olmamızdır. Yazımızın başındada belirtildiği üzere akıl, kalp ve irade nimetlerinden faydalanarak kendisini zahir/batın ilimlerinde geliştirmek nefs-i kamile makamına ermek isteyen insanların edep ile lütuf bulduğu Ehlullahın varlığını bilmek ve onların Hakk için Hakka vasıl olmak ve Ümmet-i Muhammed’i cehennemden korumak için çabaladıklarını bilmek bu bilinci kalbimizin derinliklerine yerleştirmek dileğiyle..
Unutmayalım değerli kardeşlerim, fitne her zaman vardır ve var olacaktır..
“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin de cennetidir.”
(Müslim, Zühd 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd l6; İbni Mâce, Zühd 3)
Konumuzdan da anlaşılacağı şekilde, meselemiz hain darbe girişiminden sonra milletçe birlik, beraberlik ve uyanış içinde olduğumuz bu zamanda küffarın fitnelerinin bitmeyeceğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.
Bakınız peygamber efendimizin (S.A.v) hadis-i şerifinde; “öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhidlik etmeleri istenmediği halde şâhidlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler,” (Taberâni, XXIII, 314). Ve bu hadis-i şeriften yola çıkarak zamanın bitmeyen büyük fitnelerinden birisi olarak ehl-i sünnet vel cemaat fırkasının fitneye maruz bırakılmak istenip, haşa haşa küçük düşürülmeye çalışılması ve itibarlarının zedelenmek istenmesidir.
Değerli kardeşlerim, Allah (c.c) insana akıl, kalp, irade gibi güzel nimetler bahşetmiştir. İnsanoğlu yaşamı boyunca bilgiye, maneviyata aç bir varlık olması sebebiyle diğer mahlukattan sıyrılarak eşref-i mahlukat olma özelliğine sahiptir. Bizler biliriz ki Allah (c.c) yolu tektir. Din-i mübin İslam birdir. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, peygamberimiz hz. Muhammed Mustafa (S.A.v)’dir. Bu tekliğinde şüphe olmayan yola varmakta çeşitli vasıtalar vardır, her zaman var olacaktır. Fakat bu süreçte bu vasıtaların özünü yok sayarak çirkince saldırı ve iftiralara maruz bırakılmak isteniyor. Mesele "Şucu,bucu" değil. Mesele iman hakikatini göz önünde bulundurarak ve hadis-i şerif’te de belirtildiği üzere "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, 2/381) güzel ahlak sahibi kamil müminler olmamızdır. Yazımızın başındada belirtildiği üzere akıl, kalp ve irade nimetlerinden faydalanarak kendisini zahir/batın ilimlerinde geliştirmek nefs-i kamile makamına ermek isteyen insanların edep ile lütuf bulduğu Ehlullahın varlığını bilmek ve onların Hakk için Hakka vasıl olmak ve Ümmet-i Muhammed’i cehennemden korumak için çabaladıklarını bilmek bu bilinci kalbimizin derinliklerine yerleştirmek dileğiyle..
Unutmayalım değerli kardeşlerim, fitne her zaman vardır ve var olacaktır..
“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin de cennetidir.”
(Müslim, Zühd 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd l6; İbni Mâce, Zühd 3)