Dini şiirler ve Ilahi sözleri

Nefsin hâli

Benim tuhaf bir nefsim var,
Saldırgan bir hayvan olur.
Bir an gelir neşe saçar,
Bir an gelir giryan olur.

Bazen sanasın kış gibi,
Zemheride kalmış gibi,
Bazen yeşil almış gibi,
Her tarafı bostan olur.

Sessizliğe olur düçar,
Söz söylemez kalır naçar,
Bir an dili hikmet saçar,
Dertlilere derman olur.

Bir an çıkar Arş üstüne,
Bir an iner yer altına,
Denizde sanki bir damla,
Bir an taşar, umman olur

Bir an cehalette kalır,
Dünyadan habersiz olur,
Bir an ilim irfan dolar,
Hikmet ehli Lokman olur.

Bir an olur cinle peri,
Viraneler olur yeri,
Bir dem uçar Belkıs gibi,
Süleyman’la sultan olur.

Bazen de gider camiye,
Yüzünü koyar secdeye,
Bazen varır kiliseye,
İncil okur, ruhban olur.

Bazen olur uysal biri,
Kalbinden temizler kiri,
Bir an çok kabarır kibri,
Firavun’la Haman olur

Bir an döner Cebrail’e,
Rahmet saçar her mahfile,
Bir an biter her gaile,
Miskin Yunus hayran olur.

Kelimeler:

Düçar: Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
Gaile:
Sıkıntı, dert, keder, üzüntü
Giryan: Gözyaşı döken, ağlayan
Mahfil:
Toplantı yeri, toplanılacak yer
Naçar:
Çaresiz
 
Kimseye kalmaz

Sakın vakitsiz ötme!
Yanlış yollara gitme!
Boşuna hayal etme!
Her istenen şey olmaz.

Sanma ahiret ırak!
Yeter gafleti bırak!
Boşuna etme firak!
Gidenler geri gelmez.

Bugünler gelir geçer,
Dünyaya gelen göçer,
Ecel şerbeti içer,
Gafiller bunu bilmez.

Yunus dosta gidelim,
Tatlı sohbet edelim,
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz.
 
Elhamdülillah

Hak’tan gelen şerbeti,
İçtik elhamdülillah.
Şu kudret denizini,
Geçtik elhamdülillah.

Gezdik nice çağları,
Bahçeleri, bağları,
Ovaları, dağları,
Aştık elhamdülillah.

Kuru idik, yaş olduk,
Kanatlandık, kuş olduk,
Hak dostuna eş olduk,
Uçtuk elhamdülillah.

Gittiğimiz yollara,
Vardığımız illere,
Sevgiyi gönüllere,
Saçtık elhamdülillah.

Kokladık dost gülünden,
Zemzem içtik elinden,
Dostumuzun ilinden,
Geçtik elhamdülillah.

Dargınla barışarak,
Ellere karışarak,
Rüzgârla yarışarak,
Estik elhamdülillah.

Zulümlere dalana,
Başvururlar yalana,
Dine düşman olana,
Küstük elhamdülillah.

Rum ilinde kışladık,
Şeytanları taşladık,
Hazırlığa başladık,
Göçtük elhamdülillah.

Kaynadık, pınar olduk,
Sulandık, nehir olduk,
Akıp denize dolduk,
Taştık elhamdülillah.

Güllere olduk diken,
Bizdik gözyaşı döken,
Dervişlerle çiğ iken,
Piştik elhamdülillah.
 
Değil mi?

İbret almaz mısın şu ölülerden?
Ölenler Mevla’nın kulu değil mi?
Bunca yıl yatarlar yerin altında,
Yatanlar Mevla’nın kulu değil mi?

İyilere gelir Cennet kokusu,
Âşığın gözüne gelmez uykusu,
İnsanı yüceltir Allah korkusu,
Korkanlar Mevla’nın kulu değil mi?

Kimi sahip olur her an diline,
Hayra verir ne geçerse eline,
Allah'ı zikredip rahmet gölüne,
Dalanlar Mevla’nın kulu değil mi?

Salihlerin yeri Cennet kuşkusuz,
Gündüz oruçludur, gece uykusuz,
Mahşer günü hepsi gezer korkusuz,
Gezenler Mevla’nın kulu değil mi?

Gafletle geçiyor ömrün bilmezsin,
Arayıp derdine derman bulmazsın,
Niye namazını doğru kılmazsın?
Kılanlar Mevla’nın kulu değil mi?

Söylemezler Hakk’a lâyık sözleri,
Toprakla dolacak kara gözleri,
Genç yaşında ölüp taze yüzleri,
Solanlar Mevla’nın kulu değil mi?

Yunus beyan eder kendi hâlini,
Uzak sanma sen kendine ölümü!
Firdevs bahçesinin gonca gülünü,
Derenler Mevla’nın kulu değil mi?
 
Nasihat

Hakikati özlerler,
Kerameti gizlerler,
Âşıkla can gözlerler,
Rengi sarı dervişler.

Dünya benim diyenler,
Açık saçık giyenler,
Haram lokma yiyenler,
Felakete batmışlar.

Molla, müftü olanlar,
Yalan fetva verenler,
Akı kara kılanlar,
Cehenneme girmişler.

Kadı, imam olanlar,
Haksız dava kılanlar,
Sanki bir merkep gibi,
Yük altında kalmışlar.

Ahmed Yesevi
(Rahmetullahi aleyh)
 
Kolay bulunmaz

Dilimiz yalana nasıl bulaşmış,
Gerçeği söyleyen, kolay bulunmaz.
Zulmetin dumanı, göğe ulaşmış,
İstenen güzellik, kolay bulunmaz.

Yanlışlar doğrudan, seçilemiyor,
Bid’at engelinden geçilemiyor,
Kirletilen sular, içilemiyor,
Kaynak sularımız, kolay bulunmaz.

Her önüne gelen kitap yazıyor,
Âlime nakilci diye kızıyor,
Doğru itikadı çekip bozuyor,
Sapığa dur diyen, kolay bulunmaz.

Mezhepsiz olanı âlim tanırlar,
Sapıkların yalanına kanarlar,
Hakiki âlimleri tutup kınarlar,
Ecdadı savunan, kolay bulunmaz.

Cahil bayan, kocasına sövüyor,
Zalim erkek, hanımını dövüyor,
İşlediği rezaleti övüyor,
Dini bilen eşler, kolay bulunmaz.

Günahlarla dolu, sokakla çarşı,
Fâsıklar övülür, titretir arşı,
Salihler horlanır, millete karşı,
İyileri bilen, kolay bulunmaz.

Hainler saptırır rehbersiz kulu,
Cazip gösterilir, sapıklık yolu,
Boşa harcatırlar parayı, pulu,
Hak yoluna veren, kolay bulunmaz.

Deme sakın Hoca çok abartıyor?
Günah, küfür, gün geçtikçe artıyor,
Hayâ perdesini çekip yırtıyor,
Güzel örnek olan, kolay bulunmaz.
 
Hizmet yolunda

Hakk’a gidelim!
Hizmet yolunda.
Sohbet edelim!
Hizmet yolunda.

Bir günü bin yıl,
Gafletten ayıl!
Mücahit sayıl!
Hizmet yolunda.

Pak olsun özün!
Hak olsun sözün!
Ak olsun yüzün!
Hizmet yolunda.

Kimseyi yerme!
Eli hor görme!
Günaha girme!
Hizmet yolunda.

Çukura düşme!
Doğrudan şaşma!
Haddini aşma!
Hizmet yolunda.

Kimseyi ezme!
Üzül de üzme!
Gafletle gezme!
Hizmet yolunda.

Saçını ak et!
Gönlünü pak et!
Cenneti hak et!
Hizmet yolunda.

İstersen eğer,
Bulayım zafer,
Ol sağlam nefer!
Hizmet yolunda.

Hakkı bulasın!
Aşkla dolasın!
Çok yorulasın!
Hizmet yolunda.

Bu dünya fani,
Ne yaptık hani?
Kalkmalı mani,
Hizmet yolunda.

Özlü bir öğüt,
Kendini eğit!
İman ile git!
Hizmet yolunda.

Hoca’nın özü
Doğrudur sözü,
Olmalı gözü,
Hizmet yolunda.
 
Benzer

Azıksız çıkma yola!
Hedef uzağa benzer.
Aldanma bu dünyaya!
Gizli tuzağa benzer.

Yanlış yol tutmamalı,
Çamura batmamalı,
Haramı yutmamalı,
Günahı dağa benzer.

Hoca, su gibi çağla!
Özünü Hakk’a bağla!
Ağlarsan kendin ağla!
Vefakâr yoğa benzer.
 
Yıkar

Halktan kaçan zahidi,
Zühddeki şöhret yıkar,
Cennet diyen âbidi,
Dünyaya rağbet yıkar.

Yıkılsa fani dünya,
Üzülmez ârif asla.
Biçilmez akla paha,
Ahmağı gaflet yıkar.

Kişi sevse birini,
Durmaz anar ismini,
Kim anmazsa yârini,
Onu gam kasvet yıkar.

Övme ibadetini!
Etmesin mağrur seni!
Kibir yutar kimini,
Kimini haset yıkar.

Kötülere uyulmaz,
Söz verince cayılmaz,
Sohbetlere doyulmaz,
Hoca’yı hasret yıkar.
 
Kızım Hanife hatuna

Namazı vaktinde eda etmeli,
Büyüklerin sözlerini tutmalı,
Gösterilen doğru yola gitmeli,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Kalblerden kalblere bir yol bulmalı,
Her zaman yumuşak tavır almalı,
Acı sözü bırakıp, tatlı olmalı,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Erinin hakkına eyle riayet!
Ona hizmet. Allah için ibadet,
İyi geçinmektir esas marifet,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Hallerinden Allah razı olmalı,
Yüzünü görene neşe dolmalı,
Sözünü dinleyen lezzet almalı,
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Sakın darılıp hiç kimseye sövme!
Çocuklara kızıp onları dövme!
Evinde sokakta kendini övme!
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Seninledir baban İbrahim Hakkı,
Sana der, her zaman Kur’anı oku!
İlimle irfanla kendini doku!
Güleç yüzlü, güzel sözlü ol kızım!

Erzurumlu İbrahim Hakkı
(Rahmetullahi aleyh)
 
Varlık ve darlık

Kötüdür yoksulluktan,
Nice zengin varlığı,
Malı mülkü olsa da,
Gitmez gönül darlığı.

Bak gâfilin yoluna!
Kasvet binmiş dalına,
Bakar durur malına,
Gitmez karamsarlığı.

Bu dünya kime kaldı?
Hani kim murat aldı?
Süleyman’a kalmadı,
Onun hükümdarlığı.

Süleyman sepet ördü,
Kendi emeğin yerdi,
İşte onunla buldu,
Gerçek bahtiyarlığı.

Yunus her neyin varsa,
Hepsini ver hak yola!
Bir gün elinden çıka,
Bu dünyanın varlığı.
 
Derviş olmak

Dervişlik isteyene,
Bir şeyler demek gerek.
Kadeh verip eline,
Zehir içirmek gerek.

Kaçırmasın fırsatı,
Öğrensin bir sanatı,
Bıraksın atı yatı,
Maldan soğutmak gerek.

Dünyadan gönlü çeke,
Eliyle arpa eke,
Una soğuk su döke
Serip kurutmak gerek.

Budur derviş dirliği,
Bozmamalı birliği,
Almak için erliği,
Çok kahır çekmek gerek.

Gitsin dünya sevgisi,
Sevmemek Hak vergisi,
Duyulmasın övgüsü,
Gönülden atmak gerek.

Yunus nere gidersin?
Kime kaygı güdersin?
Tuhaf laflar edersin,
Sözüne yetmek gerek.
 
Yüzkarası

Menzil uzak sorulmaz,
Hemen kolay varılmaz,
Zordur dağlar aşılmaz,
Bunu kim başarası?

Aç ise çörek gerek,
Yıkılmaz direk gerek,
Kocaman yürek gerek,
Çetin yolu aşası.

Dini masal sayanın,
Ayakları kayanın,
Hain nefse uyanın,
Silinmez yüzkarası.

Yunus vermiştir karar,
Gerçeği durmaz arar,
İki cihana yarar,
Yiğidin sermayesi.
 
Bir gün

Zikret kalbe huzur dolsun,
Ruh kafesten uçar bir gün.
Azığımız hazır olsun,
Kervan gelir geçer bir gün.

İhlâslılar hakkı seçer,
Kim ne eker, onu biçer,
Ecel gelir, canın uçar,
Kalacaksın naçar bir gün.

Ruh bedeni mesken eyler,
Derviş Yunus hakkı söyler,
Şanslı kadınlar ve beyler,
Doğru yolu seçer bir gün.
 
Ruh ve nefs

Zinde olan ruhum feryat ediyor,
Geceyi gündüze durma kat diyor.
Fakat tembel nefsim inat ediyor,
Vur kafayı gece gündüz yat diyor.

Ruhum kalkmak ister, her sabah erken.
Haramlara sakın uzanma derken.
Nefsim haram helâl sormadan yerken,
Dünyanın zevkinden sen de tat diyor.Yunus herkes seni insaflı bulsun!
Yapılan tenkitler ölçülü olsun!
Nefsim köpürüyor, hain ot yolsun!
Zındıklara amansızca çat diyor.
 
Tevbeye gel tevbeye

Dünyaya mağrur kişi,
Bırak uygunsuz işi!
Uçmadan ömür kuşu,
Tevbeye gel tevbeye!

Ey halk içinde ulu,
Olma nefsinin kulu!
Sevme parayı pulu!
Tevbeye gel tevbeye!

Bir gün kıyamet kopa,
Düz ola, dere tepe,
Nicesi yoldan sapa,
Tevbeye gel tevbeye!

İmkân elinde iken,
İşin yolunda iken,
Tevhid dilinde iken,
Tevbeye gel tevbeye!

Damarında kan varken,
Bedeninde can varken,
Yatarken, uyanırken,
Tevbeye gel tevbeye!

Günahın pek çoksa da,
Amelin hiç yoksa da,
Gözün gönlün toksa da,
Tevbeye gel tevbeye!

Gençliğine aldanma!
Maksatlı homurdanma!
Geç kalma, oyalanma!
Tevbeye gel tevbeye!

Kötülere uymadan,
Uçuruma kaymadan,
Yarınlara koymadan,
Tevbeye gel tevbeye!

Zehir katma aşına!
Bir dert açma başına!
Bakmazlar gözyaşına,
Tevbeye gel tevbeye!

Günahlara gülünmez,
Ölüm ne gün bilinmez,
Acelesi yok denmez,
Tevbeye gel tevbeye!

Gerçekler ayan beyan,
Sırtını Hakk'a dayan!
Gafletten artık uyan!
Tevbeye gel tevbeye!

Din, dünyaya satılmaz,
Haram lokma yutulmaz,
Can ateşe atılmaz,
Tevbeye gel tevbeye!

Gelenler çekip gitti,
Sevdiğini terk etti,
Denmeden ömrün bitti,
Tevbeye gel tevbeye!

Hoca gaflete dalma!
Mazlum âhını alma!
Sonunda pişman olma!
Tevbeye gel tevbeye!
 
Hesap var

Haram bilinmez ise,
Namaz kılınmaz ise,
Zekât verilmez ise,
Hesap var ahirette.

İbadet ne diyene,
Helâl haram yiyene,
Açık saçık giyene,
Hesap var ahirette.

Hoca yalvar Allah’a!
Tevbe et her günaha!
Yüzü ak gir dergâha!
Hesap var ahirette.
 
Dinimiz

Şefkatle bize bakar,
Bir pınar gibi akar,
Mümine verir vakar,
Mübarek İslam dini.

Küçükleri sevdirir,
Büyükleri saydırır,
Güzelliği yaydırır ,
Mübarek İslam dini.

Doğru yolda koşturur,
Engelleri aştırır,
Menzile ulaştırır,
Mübarek İslam dini.

Günahlar onda erir,
Ölüye hayat verir,
Hoca’ya yol gösterir,
Mübarek İslam dini.
 
Tevbe edelim tevbe

Mala gönül verilmez,
Tevbe edelim tevbe!
Başa çorap örülmez,
Tevbe edelim tevbe!

Rehber olmasın şeytan,
Edilmez öyle isyan,
Geciktirmeden bir an,
Tevbe edelim tevbe!

Acelesi yok denmez,
Veresiye ödenmez,
İstigfarsız çark dönmez,
Tevbe edelim tevbe!

Dinden taviz vermeden,
Kötü günler görmeden,
Kabre suçlu girmeden,
Tevbe edelim tevbe!

Olma o kadar şişman,
Gülmesin bize düşman,
Günaha olup pişman,
Tevbe edelim tevbe!

Niçin besleriz teni?
Yılan çıyan yer onu,
Ateş olmasın sonu,
Tevbe edelim tevbe!

Uymayalım şeytana,
Şükredelim Rahman'a!
Kavuşturur ihsana,
Tevbe edelim tevbe!

Olmayalım afacan,
Bitsin artık heyecan,
Yakılmaz bu tatlı can,
Tevbe edelim tevbe!

Rabbimiz tek ilâhtır,
Benzeri yok bir şahtır,
Gönül kırmak günahtır,
Tevbe edelim tevbe!

Şeytan bize gülmeden,
Oyununa gelmeden,
Gâfil halde ölmeden,
Tevbe edelim tevbe!

Olunmaz asla deli,
Esmeden ölüm yeli,
Günahtan çekip eli!
Tevbe edelim tevbe!

İnsan kabından taşar,
Hoca bu işe şaşar,
Günahlar haddi aşar,
Tevbe edelim tevbe!
 
İnsan gibi

Dine uymak fazilettir,
Giyinmeli insan gibi!
Çıplak gezmek rezalettir,
Giyinmeli insan gibi!

İnci mercan diziyorlar,
Salihleri üzüyorlar,
Maymun gibi geziyorlar,
Giyinmeli insan gibi!

Hak aşkıyla kalbini yak!
İslam’ın ziynetini tak!
Mevla’mızın emrine bak!
Giyinmeli insan gibi!

Açık gezer, haram yersin,
Ama kalbim temiz dersin,
Allah sana akıl versin,
Giyinmeli insan gibi!

Dolaşırsın çarşı pazar,
Tırnakların durmaz uzar,
Belki sana değer nazar,
Giyinmeli insan gibi!

Mini için cici dersin,
Eşarp için öcü dersin,
Kapalıya neci dersin,
Giyinmeli insan gibi!

Giysilerin gayet ince,
Bu yakışmaz mümin gence,
Görürsün sen de ölünce,
Giyinmeli insan gibi!

Sen hiç öcü görmedin mi?
O öcüler yesin seni,
Hoca der ki dinle beni!
Giyinmeli insan gibi!
 
Kızım

Artsın eksilmesin şerefin senin,
İffetinle daim olasın kızım!
Hak yolunda giden şu kafilenin,
İçinde her zaman kalasın kızım!


Lisan-ı hâlinle yaşa İslâm’ı!
Göster gâfillere gerçek insanı!
Ehlinden öğrenip ilmi, irfanı,
Hayatınla örnek olasın kızım!

İtibar edilmez dini satana!
Fatihler yetiştir, güzel vatana!
Hakkı tebliğ edip, küfre batana!
Kulluğunu ifa edesin kızım!

Hoca, müjde verdi emre uyana,
Tesettür İslâm’ın emridir sana,
Kapılma modaya, sarıl imana!
Huzuru edepte bulasın kızım!
 
Bozuluyor halkımız

Oruç, namaz, zekât yok,
Komşu açken yatar tok,
Rezaletler gayet çok,
Bozuluyor halkımız.

Düşmanlar övülüyor,
Kâfirler seviliyor,
Ecdada sövülüyor,
Bozuluyor halkımız.

Çok yeri açık saçık,
Yoksa aklı mı kaçık?
Mümine atar kılçık,
Bozuluyor halkımız.

Bâtıllar seçiliyor,
Şaraplar içiliyor,
İmansız göçülüyor,
Bozuluyor halkımız.

Kalbim çok temiz derler,
Her çeşit haram yerler,
Hoca der, hani erler?
Bozuluyor halkımız.
 
Kardeşim

Ehli Sünnet dersek bizim yolumuz,
Niye alınırsın buna kardeşim?
Feda olsun dersek can ve malımız,
Niye alınırsın buna kardeşim?

İslam büyüklerine, çatar edepsiz,
Kimseye kızmayız, öyle sebepsiz,
Mezhep tanımaza, dersek mezhepsiz,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Tarihlere geçti yiğit şanımız,
Hak yolunda dökülmeli kanımız,
Rabbimize feda dersek canımız,
Niye alınırsın buna kardeşim?

İstismar etmeyiz, mübarek dini,
Kaldırmak isteriz aradan kini,
Sevmeyiz Batı’yı, Moskof’u Çin'i,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Ehli sünnet olan nifakçı değil,
Başını dik tutma birazcık eğil,
Haktan gayrısına vermezsek meyil,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Nefsine, şeytana aldanma dersek,
Çürümüş tahtaya dayanma dersek,
Batının yoluna, boyanma dersek,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Bellidir İslam’ın gerçek muradı,
Hürmetle hatırla şanlı ecdadı!
Mazlumlara örter isek kanadı,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Ehli sünnet olmak bu işin farkı,
Tersine dönse de dünyanın çarkı?
İman taşıyana gelmez hiç korku?
Niye alınırsın buna kardeşim?

Kenarda dolaşma hak yola katıl!
Sakın geri kalma ileri atıl!
Hakkı hak bilelim, bâtılı bâtıl,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Hakkı öğrenmeli millet diyoruz,
Dalalette kalmak illet diyoruz,
Bâtılı savunmak zillet diyoruz,
Niye alınırsın buna kardeşim?

Mehmet Akıllıyım, deliyi sevmem,
Dünya yıkılsa da sapığı övmem,
Dinimi yaşarım hiç taviz vermem,
Niye alınırsın buna kardeşim?
 
Nefsin zararı

Salih bir Müslüman olayım derken,
Nefsin hilesine akıl ermiyor.
Kıymetli kitaplar her yerde iken,
Gaflete sokuyor, gözüm görmüyor.

Gönlümü bitmeyen hayale saldım,
Gözlerim görmedi, çukura daldım,
Sıkıntı peş peşe, çaresiz kaldım,
Düzenim bozuldu, yola girmiyor.

Hoca, hain nefsinseni yoruyor,
Rahat bırakmıyor, hesap soruyor,
İyi ki imanım, beni koruyor,
Sıkı tutup nefse fırsat vermiyor.
 
Unutma kıyameti

Çalış, kazan, ye, yedir!
Bir gönül ele geçir!
Yüz Kâbe’den iyidir,
Bir gönül ziyareti.

Akıllı mı şu insan,
Köşkler saraylar yapan?
Akıbet olur viran,
Cümlenin imareti.

Yüz bin peygamber gelse,
Hiç şefaat etmeye,
Eğer ki, olmaz ise,
Allah’ın inayeti.

Günaha günah katan,
Halka keramet satan,
Nefsi etsin Müslüman,
Varsa bir kerameti.

Yunus boş söz konuşma!
Ahmaklara danışma!
Günahlara yanaşma!
Unutma kıyameti!
 
Nefsim

Nefsim beni nasıl yaktın?
Yanarken seyrine baktın,
Beni çaresiz bıraktın,
İnanmazsın niye nefsim?

Varım yoğum hep sen idin,
Can içinde bir can idin,
Gönüllere sultan idin,
İnanmazsın niye nefsim?

Hayrın, şerrin yazılacak,
Evin barkın bozulacak,
Bir gün kabrin kazılacak,
İnanmazsın niye nefsim?

Gün gelir sensiz kalırım,
Başa geleni bulurum,
Kurda, kuşa yem olurum,
İnanmazsın niye nefsim?

Yunus, yola gireceksin,
Ölenleri göreceksin,
Sen de ruhu vereceksin,
İnanmazsın niye nefsim?
 
Gafletten uyan

Ömür bahçesinin gülü solmadan,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!
Ecel saati gelip dolmadan,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Neler yaptın ise, onu bulursun,
Kervan geçer gider, yolda kalırsın,
Elbet bir gün sen de, pişman olursun,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Öğüt vereceksen, gizlice söyle!
El âlem içinde denir mi öyle?
Bırak emr-i maruf yapılmaz böyle!
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

İhtimalleri düşün, inceden ince!
İlmihâli öğren ölmeden önce!
Çaresiz kalırsın ölüm gelince,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Helal mala niçin haram katarsın?
Yalan ile, hile ile satarsın,
Gün olur o malla, sen de batarsın,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Aklına güvenip kapılma kibre!
Çarkı bozulacak, duracak ibre,
Henüz girmemişken karanlık kabre,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

İlimsiz, ihlâssız sözler tutulmaz,
Haramlara karışmış lokma yutulmaz,
Bu köylerde senin malın satılmaz,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Konu komşu kabre atmadan önce,
Henüz ecel gelip çatmadan önce,
Tatlı canın uçup gitmeden önce,
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!

Hoca, surat asma, kaşını çatma!
Dikkat et, dinini dünyaya satma!
Ölümü unutma, tevbesiz yatma!
Gaflet uykusundan uyan gözlerim!
 
Ver, kurtul

Hak yolundan edeni,
Her ne ise ver kurtul!
Ne beslersin bedeni?
Kabirde çürür gider.

Ölürsün gözünü aç!
Dökülür o sırma saç.
Yılan çıyan gelir aç,
Vücudunu yer gider.

Gerçekleri bulana,
Halis mümin olana,
Beratını alana,
(Müjde sana) der gider.

Kes haramdan elini!
Çek gıybetten dilini!
Ecel büker belini,
Dükkânı örter gider.

Çok olsa da biter yaş,
Ecel gelir, düşer baş,
Taş üstünde kalmaz taş,
Gök dürülür, yer gider.

Besleme uzun emel,
Sağlam olmalı temel,
İhlâslı olan amel,
Hak katına er gider.

Yunus bir gün ölürse,
Hakk'tan yardım gelirse,
İman yoldaş olursa,
Rabbimize yâr gider.
 
Zamane sofusu

Sofudur halk içinde,
Tesbih elinden gitmez.
Dili marifet söyler,
Gönlüyse tasdik etmez.

Çok fazladır cüreti,
Manasızdır sohbeti,
Dışında ibadeti,
İçiyse kabul etmez.

Derviştir, sabrı yoktur,
İhlâsa karnı toktur,
Dilinde zikri çoktur,
Asla içi işitmez.

Sarıkla cüppe takar,
Gören sakala bakar,
Onu, şöyle sanırlar:
Zerrece günah etmez.

Dışı derviş, içi boş,
Dili tatlı, sözü hoş,
Ettiğini bir sarhoş,
Sakınır asla etmez.

Görenler sofu sanır,
Salih olarak tanır,
Selam verir, utanır,
Riyasına güç yetmez.

Devesine binemez,
Aşağıya inemez,
Miskinliğe dönemez,
Gönlünden kibir gitmez.

Yunus, bu dertlerini,
Dostuna söyle emi!
Onun çoktur keremi,
Herkes etse, o etmez.
 
Arzularsın

Canı dosta vermeden,
Cananı arzularsın.
Haçını çıkarmadan,
İmanı arzularsın.

Yolum Kâbe’dir dersin,
Yanlış yola gidersin,
Hem cimrilik edersin,
İhsanı arzularsın.

Kaldın herkesten geri,
İstersin yüksek yeri,
Meleklerden ileri,
Seyranı arzularsın.

Yanlış şeyler yaparken,
Hak yolundan saparken,
Sen nefsine taparken,
Rahman'ı arzularsın.

Küçük çocuk gibisin,
Ağaç ata binersin,
Yokken topun tüfeğin,
Meydanı arzularsın.

Bir inci mercan iken,
Geçmez akçe sanırsın,
Mısır'a sultan iken,
Kenan’ı arzularsın.

Kaygın yok, kederin yok,
Doğru bir rehberin yok,
İlimden haberin yok,
İrfanı arzularsın.

Su topuğa çıkmadan,
Çayı deniz sanırsın,
Dereleri geçmeden,
Ummanı arzularsın.

Aramadan, bulmadan,
Sararmadan, solmadan,
Derdiyle kul olmadan,
Sultanı arzularsın.

Yunus kazanır hemen,
Eyyüb gibi sabreden,
Nasıl hiç sabretmeden,
Dermanı arzularsın?
 
131,742Konular
3,270,912Mesajlar
316,060Kullanıcılar
asiloo56Son Üye
Üst Alt