Dini şiirler ve Ilahi sözleri

Unuttun say

Sen bu cihan mülkünü,
Baştanbaşa tuttun say!
Bunların bütününü,
Çiğneyerek yuttun, say!

Süleyman’ın tahtına,
Şah olup oturdun say!
Cinlere perilere,
Hükümdarlık ettin say!

Bu dünya bir lokmadır,
Ağzında çiğnenmiş say!
Çiğnenmişse bitmiştir
Ha sen onu yuttun say!

Ömrün senin ok gibi,
Yay içine koydun say!
Hazır ok ne durur ki?
Ha sen onu attın say!

Pers hükümdarlığını,
Rusya’nın çarlığını,
Karun’un varlığını,
Sen malına kattın say!

Her bir nefes kim gele,
Keseden ömür yene,
Yarılandı bak kese,
Sen onu tükettin say!

Girip gördün denizi,
Su boğazına geldi,
Çırpınma, deli gibi,
Sen çaresiz battın say!

Ölüm vardır bilirsin,
Niye gâfil olursun.
Bir gün yalnız kalırsın,
Varıp kabre yattın say!

Yunus ömrün geçse de,
Yıllarca hoşluk ile,
Ne dersin son nefese,
Geç onu unuttun say!
 
Tevbe etmeli

Aldatmamalı dünya sefası,
Giymeli kefen, atıp atlası,
Hakk'ı unutmak daha fenası,
Vakit geçmeden tevbe edelim!

Kendini süsler, nasıl bezersin?
Haddine bakmaz, kitap yazarsın,
Bilirim dersin, gâfil gezersin,
Vakit geçmeden tevbe edelim!

Yunus der, haydi gelin kardeşler,
Sıkı tutalım, düzelsin işler!
Öğüdüm budur size dervişler,
Vakit geçmeden tevbe edelim!
 
Yalan dünya

Soktuğun sanki az gibi,
Yılan dünya değil misin?
Gâfilleri bir kaz gibi,
Yolan dünya değil misin?

İşin yalan, sözün yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Yedi kez boşalıp dolan,
Yalan dünya değil misin?

Kastın var halkın özüne,
Toprak saçarsın gözüne,
Gaflet ehlinin yüzüne,
Gülen dünya değil misin?

Kimse ummaz senden vefa,
Ahmak olan sanır sefa,
Çok kimseye nice cefa,
Yapan dünya değil misin?

Kimisini nalân edip,
Kimisini giryan edip,
En sonunda üryan edip,
Soyan dünya değil misin?

Yunus çekti çok cefayı,
Süremedi hiç sefayı,
Resulullah Mustafa’yı,
Alan dünya değil misin?
 
İncin de incitme

Çoğunu ele ver, sen al azını!
Kendin incinsen de, incitme eli!
İyinin kötünün, çekip nazını,
Kendin incinsen de, incitme eli!

Tekkeyi beklersen, içersin çorba,
El ağzı büzülmez, değil ki torba,
Varsın ahmak densin, denmesin zorba,
Kendin incinsen de, incitme eli!

El iki söylesin, gel sen bir söyle!
Günahını düşün, uslu dur şöyle!
Kötülük edene, iyilik eyle!
Kendin incinsen de, incitme eli!

Dünya yıkılsa da, haktan ayrılma!
Söylenen her söze, hemen kırılma!
Tenkit edenlere, sakın darılma!
Kendin incinsen de, incitme eli!

Kadere razı ol, isyan eyleme!
Gerçeği gizleme, yalan söyleme!
Gönül yıkıp Cehennemi boylama!
Kendin incinsen de, incitme eli!

Hep ezilen sen ol, ezen olma sen!
Üzülen sen ol da, üzen olma sen!
Zalim olma, mazlum âhı alma sen!
Kendin incinsen de, incitme eli!

Üzgün gönlü tamir etmektir hüner,
Kalb kırmak, Kâbe’yi yıkmaktan beter,
Hoca der, kes artık bu kadar yeter!
Kendin incinsen de, incitme eli!
 
Derviş olmak

Dervişlik zor bir iştir,
Herkes derviş olamaz.
Hangi yiğit derviştir?
Herkes derviş olamaz.

Dervişin bağrı taştır,
Gözleri dolu yaştır,
Koyundan da yavaştır,
Herkes derviş olamaz.
Dövene elsiz gerek,
Sövene dilsiz gerek,
Derviş gönülsüz gerek,
Herkes derviş olamaz.

Hayır dua almayan,
Deryalara dalmayan,
Gerçek mürşid bulmayan,
Nasıl derviş olur ki?

Yoksa sağlam bir eri,
Değilse hak neferi,
Bozarsa düzgün yeri,
Nasıl derviş olur ki?

Mescitlere çan takan,
Kusur bulan, yan bakan,
Zulüm eden, can yakan,
Nasıl derviş olur ki?

Ele geleni yerse,
Dile geleni derse,
Durmaz gıybet ederse,
Nasıl derviş olur ki?

Varını satamayan,
Nasihat tutamayan,
Kibrini atamayan,
Nasıl derviş olur ki?

Yunus, âşık olmayan,
Hakikati bulmayan,
Deryalara dalmayan,
Nasıl derviş olur ki?
 
Ya Rab

İster ağlat, ister güldür,
İsyan olmaz asla sana!
İster yaşat, ister öldür,
İsyan olmaz asla sana!

İster dövdür kullarına,
İster düşür yollarına,
Atsan gurbet ellerine,
İsyan olmaz asla sana!

Gece gündüz ettin ihsan,
Verdin bana nice imkân,
Bildim yokmuş dertsiz insan,
İsyan olmaz asla sana!

Aşkın ile yanar içim,
Ben miskinim, ben bir hiçim,
Başlasa da, benim göçüm,
İsyan olmaz asla sana!

Yüreğimi dağlatsan da,
Gece gündüz ağlatsan da,
Pınar gibi çağlatsan da,
İsyan olmaz asla sana!

Sensin Kahhar, sensin Celil,
Varlığına çoktur delil,
İnanmayan olur zelil,
İsyan olmaz asla sana!

Derviş Yunus âciz kuldur,
İster düşür, ister kaldır,
İster yeşert, ister soldur!
İsyan olmaz asla sana!
 
Sözünü bil

Yanımıza gel de söyle!
Sözlerini bil de söyle!
Öfkelenme, gül de söyle!
Yüzünü ak ede bir söz.

Söz ola, kese savaşı,
Söz ola, kestire başı,
Söz ola, zehirli aşı,
Balla kaymak ede bir söz.

Sözlerini pişir de sat!
Yaramazı kenara at!
Yanlışlığa verme fırsat!
Canına tak ede bir söz.

Anlatılmaz söz dönemi,
Büyüktür sözün önemi,
Azap dolu Cehennemi,
Gayet uzak ede bir söz.

Yunus deme galatından!
Sakın olma hayatından!
Dikkatli ol şeyh katından!
Seni ırak ede bir söz.
 
İnsafa gel insafa!

Tut artık büyük sözü!
İnsafa gel insafa!
Gece etme gündüzü!
İnsafa gel insafa!

Bir yerde yok kararın,
Artar her gün zararın,
Niye olmaz yararın?
İnsafa gel insafa!

Gezme öyle avare!
Dertlerine bul çare!
Görülmeli emare,
İnsafa gel insafa!

Bırak kötü ameli!
Terk et uzun emeli!
Budur işin temeli,
İnsafa gel insafa!

Dine getirme halel!
İhlâsla eyle amel!
Çıkıp gelmeden ecel,
İnsafa gel insafa!

Hüdayi, vicdanlı ol!
Merhametin olsun bol!
Sana emniyetli yol,
İnsafa gel insafa!
 
Tevhide gel tevhide

Emrini tut Rahman’ın,
Tevhide gel tevhide!
Tazelensin imanın,
Tevhide gel tevhide!

Haktan gayrıya bakma!
Dünya için can sıkma!
Sakın dilden bırakma!
Tevhide gel tevhide!

Ne umarsan Hakk'tan um!
Gözünü harama yum!
İslam’a sağla uyum!
Tevhide gel tevhide!

Müminim diyen kişi,
Zikir ola her işi,
Bırak kötü gidişi!
Tevhide gel tevhide!

Yolunu doğru götür!
Emri yerine getir!
İman et, işi bitir!
Tevhide gel tevhide!

Kendini ne sanırsın?
Fâniye dayanırsın.
Ne zaman uyanırsın?
Tevhide gel tevhide!

Hüdayi, at gafleti!
Bırak fâni lezzeti!
Müminlerin izzeti,
Tevhide gel tevhide!
 
Uçalım

Öyle yaya gidilmez,
Kanatlanıp uçmalı!
Nimete naz edilmez,
Kanatlanıp uçmalı!

Şeyhimden himmet gerek,
Hak yola hizmet gerek,
Varmaya kısmet gerek,
Kanatlanıp uçmalı!

Kötülük neyse bırak!
Gözlerden olma ırak!
Hak ehline ol çırak!
Kanatlanıp uçmalı!

Gafleti at, aç gözü!
Temizlemeli özü!
Hüdayi der tut sözü!
Kanatlanıp uçmalı!
 
Gelsin

Nimete şükredesin,
Dertlere derman gelsin!
Mevla'yı zikredesin,
Canlara canan gelsin!

Doğru yolda gidesin,
Din gayreti güdesin,
Kalbini pak edesin,
Tahtına sultan gelsin!

Bırak boşa ısrarı!
Koyma elden ikrarı!
Kov kapıdan inkârı!
Yerine iman gelsin!

Bakma yalan dünyaya!
Dalma kuru sevdaya!
Yalvar gani Mevlâ’ya!
Lütf ile ihsan gelsin!

Hüdayi aç gözünü!
Hakk'a çevir yüzünü!
Yerinde et sözünü!
İşlerin âsân gelsin!
 
Bize gelenler

Noellerde yılbaşını kutlamak,
Küfür diyarından bize gelmiştir.
Sarhoş sofrasında meze otlamak,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Tandırda, fırında hindi çevirmek,
Abur cubur yiyip, sonra geğirmek,
Ağaçları kesip, çamlar devirmek,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Dansöz göbek atar, çatlar hep damar,
Masalar, sandalye, her yer tarumar,
O gecede serbest edilen kumar,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Batı uygarlığı aşkıyla yanmak,
Her tür rezaleti uygarlık sanmak,
İçkiyle, kumarla, Noel’i anmak,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Yırtılıp yok olmuş, hayâ örtüsü,
Bize de bulaştı küfrün tortusu,
Haçlının bayramı Noel Yortusu,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

İş işten geçince, artık dövünmek,
Batılı olmakla durup övünmek,
Avrupalı ehl-i küfre güvenmek,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Kadın kız oynatmak, çalgı çaldırmak,
Edep perdesini yırtıp kaldırmak,
Moda olan, dinimize saldırmak,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Halimize bakıp gülüyor Kongo,
Giysimiz tangodur, dansımız tango,
Spor toto, loto ile piyango,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

İçkiler, sarhoşlar, rezalet caba,
Gösterilir Batı için çok çaba,
Bir efsane olan şu Noel Baba,
Küfür diyarından bize gelmiştir.

Hoca der bilinmez hicri yılbaşı,
Sözde aydın, dine bakıyor şaşı,
Gençliğe yapılan dinsizce aşı,
Küfür diyarından bize gelmiştir.
 
Oğlum

Kulak ver doğru söze!
Gerçekleri duy oğlum!

Kendini bir şey sanma!
Âlimlere uy oğlum!

Doğru kitap vererek,
Dinimizi yay oğlum!

Haksızlıktan uzak dur!
Haklıya hak ver oğlum!

Helalinden kazan, ye!
Olsun alnın ter oğlum!

Dünyaya gönül verme!
Seni bir gün yer oğlum.

Öfkene mağlup olma!
Azgın nefsi yen oğlum!

Üzüntüden uzak dur!
Gönlün olsun şen oğlum!

Her çeşit israftan kaç!
Nimet kadri bil oğlum!

Düşenin elinden tut!
Bir gözyaşı sil oğlum!

Sakın kaşını çatma!
Tebessüm et, gül oğlum!

Her hileden uzak dur!
Her an doğru ol oğlum!

Bilenlerden sor öğren!
Hakikati bul oğlum!

Kulağa küpe olsun,
Doğru yola gel oğlum!

Şiddetten şiddet doğar,
Kabından taşma oğlum!

Kulluğunu unutma!
Haddini aşma oğlum!

Kötülük zarar verir,
Peşinden koşma oğlum!

Hoca der son sözüm şu:
İslam'dan şaşma oğlum!
 
Tefvizname'den

Hak, şerleri hayreyler,
Zannetme ki gayreyler,
Ârif onu seyreyler,
Mevlâ görelim n’eyler,
N’eylerse, güzel eyler.

Hakk'tandır bütün işler,
Helal yemeli dişler,
Rab hikmetini işler,
Mevlâ görelim n’eyler,
N’eylerse, güzel eyler.

Deme şu niçin şöyle!
Yerincedir o öyle.
Bak sonuna, sabr eyle!
Mevlâ görelim n’eyler,
N’eylerse, güzel eyler.

Hiç kimseye hor bakma!
İncitme, gönül yıkma!
Nefsinden yana çıkma!
Mevlâ görelim n’eyler,
N’eylerse, güzel eyler.

Naçar kalınan yerde,
Derhal açılır perde,
Derman olur her derde,
Mevlâ görelim n’eyler,
N’eylerse, güzel eyler.

Erzurumlu İbrahim Hakkı
 
Söz tut oğlum

Gelsin Hak’tan inayet!
Peki de, söz tut oğlum!
Sözüme et riayet!
Peki de, söz tut oğlum!

Söz dinleyen olasın,
Gerçekleri bulasın,
Hizmetlerde kalasın,
Peki de, söz tut oğlum!

Peki demekten yılma!
İsyankâr bir kul olma!
Saçını yarın yolma!
Peki de, söz tut oğlum!

Söz dinlemek devlettir,
Bulunmaz ganimettir,
Bilenlere nimettir,
Peki de, söz tut oğlum!

Esas gaye kurtulmak,
Hak kervana katılmak,
Sözün şanı tutulmak,
Peki de, söz tut oğlum!

Hoca der, şu kibri at!
Öğüt tut, etme inat!
Kimseye asma surat!
Peki de söz tut oğlum!
 
Habersiz

Şu ömür evinden her gün,
Düşüyor aşağı bir taş,
Şu gâfil insanı düşün!
Bina viran haberi yok.

Bir ömür istedim nice,
Belasız, dertsiz şöylece,
Dert ağlatır gündüz gece,
Lokman’ın hiç haberi yok.

Düştüm yollara muzdarip,
Yollar ıssız, yolcu garip,
Dide giryan, sine biryan,
Akıl hayran, haberi yok.

Niyazi hayale daldı,
Şu dünyada çok bunaldı,
Unuttu, çaresiz kaldı,
Göçmüş kervan, haberi yok.
 
Kalmamış

Sanırdım şu âlemde,
Bana hiç yâr kalmamış,
Kendimi terk edince,
Gördüm ağyar kalmamış.

Her yeri hâr kaplarken,
Hiç gül bahçesi yokken,
Güllük olmuş hep âlem,
Şimdi hiç hâr kalmamış.

Âh-u figan ederken,
Gönül durmaz inlerken,
N’olmuş kesilmiş bilmem,
Hiç âh-u zâr kalmamış.

Kesretsiz geldi vahdet,
Dost ile oldu halvet,
Viran olmuş kâinat,
Çarşı pazar kalmamış.

Yok ahlak-ı hamide,
İhlâs, vefa nerede?
Niyazi n’olmuş sende,
Kayd-ı dindar kalmamış.
 
Gelir sultan sana

Yağma edesin varlığı!
Gider gönülden darlığı,
At kapıdan ağyarlığı,
Bir yâr olur, mihman sana.

Gaflet uykusundan uyan!
Hakk'ın rengi ile boyan!
Sıdk ile Allah’a dayan!
Etmez mi gör, ihsan sana.

Tevhide bağla özünü!
Hayra harca her sözünü!
Hak yoluna tut yüzünü!
Şeyhin yeter burhan sana.

Nice kara yüz ağ olur,
Zehir bile bal yağ olur,
Dağlar yemişli bağ olur,
Bütün dünya bostan sana.

Nefse güçtür Hakk'ın yolu,
Dergâhları gayet ulu,
Olmaz isen sadık kulu,
Etmez yolu âsân sana.

Kulluğa bel bağlıyorsan,
Gece gündüz ağlıyorsan,
Sular gibi çağlıyorsan,
Tez bulunur umman sana.

Dost bağına gitmelisin,
Bülbül gibi ötmelisin,
Ateşe can atmalısın,
Gülzar olur nirân sana.

Niyazi, et yüzü toprak!
Sararmalı yeşil yaprak,
Kalb sarayı olursa pak,
Çıka gele Sultan sana.
 
Tevbeye gel, tevbeye

Hakkı, bâtılı tanı!
Tevbeye gel, tevbeye!
Ateşte yakma canı!
Tevbeye gel, tevbeye!

Hain nefsine tapan,
Helale haram katan,
Yaratanından utan!
Tevbeye gel, tevbeye!

Ölmeden önce uyan!
Yalnız Mevla’ya dayan!
Hakk'ın rengine boyan!
Tevbeye gel, tevbeye!

Nefsin ile dost olma!
Mazlum âhını alma!
Tevbeden geri kalma!
Tevbeye gel, tevbeye!

İstiyorsan felahı,
Unutma hiç Allah’ı!
Bırakıp her günahı,
Tevbeye gel, tevbeye!

Kimse sevmez tembeli,
Kötülükten çek eli!
Esmeden ölüm yeli!
Tevbeye gel, tevbeye!

Göçer bu dünya, kalmaz,
Ömür payidar olmaz,
Gafiller öğüt almaz,
Tevbeye gel, tevbeye!

İyi değil şişmanlık,
Nefsine et düşmanlık,
Faydasız son pişmanlık,
Tevbeye gel, tevbeye!

Düşün nedir zararın!
Tevbe suyuyla arın!
Deme bugün ve yarın!
Tevbeye gel, tevbeye!

Gözün aç, artık uyan!
Tevbe adını duyan,
Hak yoluna baş koyan,
Tevbeye gel, tevbeye!

Gelenler çekip gitti,
Sevdiğini terk etti,
Sanma ki, her şey bitti,
Tevbeye gel, tevbeye!

Derdini ele dökme!
Başını öyle dikme!
Eşrefoğlu gecikme!
Tevbeye gel, tevbeye!
 
Başka kimse

Benden daha günahkâr,
Gelmedi başka kimse.
Benden büyük bir zarar,
Etmedi başka kimse.

Olmadım insan hası,
Silinmez gönül pası,
Benim gibi bir âsi,
Olmadı başka kimse.

Ruh hasta, vücut yara,
Soluk olmadı hayra,
Şu benden bahtı kara,
Gelmedi başka kimse.

Amelim dolu riya,
Yüzüm yoktur Mevla’ya,
Benden fazla korkuya,
Düşmedi başka biri.

Eşrefoğlu et nazar!
Gün geçer nefsi azar,
Benim gibi ah-u zâr,
Etmedi başka kimse.
 
Elbet

Verme gönül bu dünyaya!
Dünya sana kalmaz elbet.
Dünya seven dost katına,
Yüz akıyla çıkmaz elbet.

Kimde böyle sevgi ola,
Benzer o ağılı bala,
Ağısını bilen, bala,
Parmağını banmaz elbet.

Bu dünyanın yok kararı,
Cana dokunur zararı,
Var sananlar bir yararı,
Kendini sakınmaz elbet.

Hak teâlânın Habîbi,
Fani dünyaya leş dedi,
Bu murdar leşin sahibi,
Oyalanmaz leşle elbet.

Ey Eşrefoğlu Rumi sen,
Eğer şaha mahrem isen,
Gözüne şu iki cihan,
Zerre kadar gelmez elbet.
 
Bulursun

Derdin varsa gel hemen!
Tez bulursun dermanı.
Çaresizsen gül hemen!
Tez bulursun sultanı.

Her zaman Allah dersen,
Hak yolunda gidersen,
Canı feda edersen,
Tez bulursun cananı.

Uzaklara kaç şerden!
Dost edin salihlerden!
Sular gibi ak yerden!
Tez bulursun ummanı.

Toprak ol ayaklara!
Tozun kalksın göklere!
Bakmazsan yükseklere,
Tez bulursun ihsanı.

Onu görmeyen kimse,
Göremez âhirette,
Delil vardır sözüme,
Okur isen Kur’anı.

Gel Eşrefoğlu Rumi,
Esirgeme ihsanı!
Bırak fani cihanı!
Tez bulursun Sübhanı.
 
Dervişlik

Bu dervişlik yoluna,
Sıdk ile gelen gelsin!
Ne varsa Haktan başka,
Gönlünden silen gelsin!

Dervişlik ne biliniz!
Uçsuz bucaksız deniz,
Denizi isterseniz,
Yüzmeyi bilen gelsin!

Derviş dolu nur doğar,
Her an göklere ağar,
Dervişlik onu boğar,
Canına kıyan gelsin!

Olmaz Hakka uymadan,
Derviş anlar duymadan,
Dil dudak oynamadan,
Sözümü duyan gelsin!

Dervişin gözü açık,
Gece gündüz uyanık,
Sözüme Rabbim tanık,
Bakmadan gören gelsin!

Bu Eşrefoğlu Rumi,
Hoşlandı dervişliği,
Nefsindendir çektiği,
Nefsini boğan gelsin!
 
Dervişlik

Bu dervişlik yoluna,
Sıdk ile gelen gelsin!
Ne varsa Haktan başka,
Gönlünden silen gelsin!

Dervişlik ne biliniz!
Uçsuz bucaksız deniz,
Denizi isterseniz,
Yüzmeyi bilen gelsin!

Derviş dolu nur doğar,
Her an göklere ağar,
Dervişlik onu boğar,
Canına kıyan gelsin!

Olmaz Hakka uymadan,
Derviş anlar duymadan,
Dil dudak oynamadan,
Sözümü duyan gelsin!

Dervişin gözü açık,
Gece gündüz uyanık,
Sözüme Rabbim tanık,
Bakmadan gören gelsin!

Bu Eşrefoğlu Rumi,
Hoşlandı dervişliği,
Nefsindendir çektiği,
Nefsini boğan gelsin!
 
Hain nefsimiz

Kendi tatlı canına,
Nefsin hain yoldaştır.
Sakın nefsine uyma!
O dönektir, kalleştir.

Kötü yola iletir,
Küfrü, iman gösterir,
Ateşe çekiverir,
Yol kesen arkadaştır.

Kim ki, uyar nefsine,
Yazık eder kendine,
Uymayan o haine,
Bil ki devletli baştır.

Hak rızasından kaçar,
Çirkin yollarda uçar,
Durmaz kötülük saçar,
Bulunmaz bir serkeştir.

Nefsin, ölümü anmaz,
Ne söylesen uyanmaz,
Öğütlerden anlamaz,
Sanki katı bir taştır.

Bağla nefis itini!
Yemesin halk etini!
Gizleme hayretini!
Nefsin işi savaştır!

Bu Eşrefoğlu Rumi,
Nefsini öldüreli,
Ruhunu güldüreli,
Mücadelem yavaştır.
 
Gece gündüz

Gece gündüz demez, ibadet eder,
Hazrete giderken yüzü pek aktır.

Ölmeden önce de ölenler olur,
Ölümsüz dirliğe tek o layıktır.

Elin çek uzaklaş, cümle cihandan!
İş bu cihan sana, yalnız uğraktır.

Eşrefoğlu Rumi, geç bu şöhretten!
Âşık olanlara şöhret tuzaktır.
 
131,715Konular
3,270,564Mesajlar
315,978Kullanıcılar
ebkjaayboSon Üye
Üst Alt