Dini şiirler ve Ilahi sözleri

Düğün bana

Dün bana, bugün bana,
Her günüm düğün bana,
Düşte gelir ün bana,
İşitin şu halimi!

Pîrin yüzünü gördüm,
Gönlümü ona verdim,
Dost bahçesine girdim,
Topladım güllerimi.

Dostun yüzü gül bana,
Sesi bir bülbül bana,
Yunus hayrandır ona,
Buldum artık erimi.
 
Kibir yüzünden

Kırdım, kırıldım,
Kibir yüzünden.
Boşa yoruldum,
Kibir yüzünden.

Hayale daldım,
Çaresiz kaldım,
Gayet bunaldım,
Kibir yüzünden.

Nasıl edeyim?
Neler ödeyim?
Nere gideyim?
Kibir yüzünden.

Aklımdan oldum,
Sararıp soldum,
Saçımı yoldum,
Kibir yüzünden.

Yıllarca yandım,
Ele dayandım,
Pek geç uyandım,
Kibir yüzünden.

Çatılır kaşım,
Eğilir başım,
Akar gözyaşım,
Kibir yüzünden.

Zarar önlemem,
Dertle inlemem,
Öğüt dinlemem,
Kibir yüzünden.

Hâlim isyankâr,
Dendi günahkâr,
Oldum riyakâr
Kibir yüzünden.

Sohbetten kaçtım,
Nimeti saçtım,
Ele el açtım,
Kibir yüzünden.

Kendimi yaktım,
Çok gönül yıktım,
Benlikten bıktım,
Kibir yüzünden.

Çare ararım,
Olmaz kararım,
Bitmez zararım,
Kibir yüzünden.

Nefsime kandım,
Bir şeref sandım,
Ateşsiz yandım,
Kibir yüzünden.

Yol tuttum ayrı,
Bıraktım hayrı,
Delirdim gayrı,
Kibir yüzünden.

Kin nefret içtim,
Kendimden geçtim,
Zorluğu seçtim,
Kibir yüzünden.

Saplanan oktur,
Sıkıntım çoktur,
Çaresi yoktur,
Kibir yüzünden.

Düşmanla gezdim,
Dostları üzdüm,
Nefsimden bezdim,
Kibir yüzünden.

Gün geçti azdım,
Kuyumu kazdım,
İşimi bozdum,
Kibir yüzünden.

Yola taş koydum,
Kötü söz duydum,
Şeytana uydum,
Kibir yüzünden.

Kırattan indim,
Eşeğe bindim,
Düşman edindim,
Kibir yüzünden.

Gafletle yattım,
Karada battım,
Çok acı tattım,
Kibir yüzünden.

Yurt oldu dağlar,
Gözyaşım çağlar,
Sebepsiz ağlar,
Kibir yüzünden.

Titriyor elim,
Büküldü belim,
Tutuldu dilim,
Kibir yüzünden.

Yoktur yararım,
Yanlış kararım,
Çare ararım,
Kibir yüzünden.

Varımı verdim,
Her şeyi serdim,
Artıyor derdim,
Kibir yüzünden.

Görürken Allah,
İşledim günah,
Hoca der eyvah,
Kibir yüzünden.
 
Kibir yüzünden

Kırdım, kırıldım,
Kibir yüzünden.
Boşa yoruldum,
Kibir yüzünden.

Hayale daldım,
Çaresiz kaldım,
Gayet bunaldım,
Kibir yüzünden.

Nasıl edeyim?
Neler ödeyim?
Nere gideyim?
Kibir yüzünden.

Aklımdan oldum,
Sararıp soldum,
Saçımı yoldum,
Kibir yüzünden.

Yıllarca yandım,
Ele dayandım,
Pek geç uyandım,
Kibir yüzünden.

Çatılır kaşım,
Eğilir başım,
Akar gözyaşım,
Kibir yüzünden.

Zarar önlemem,
Dertle inlemem,
Öğüt dinlemem,
Kibir yüzünden.

Hâlim isyankâr,
Dendi günahkâr,
Oldum riyakâr
Kibir yüzünden.

Sohbetten kaçtım,
Nimeti saçtım,
Ele el açtım,
Kibir yüzünden.

Kendimi yaktım,
Çok gönül yıktım,
Benlikten bıktım,
Kibir yüzünden.

Çare ararım,
Olmaz kararım,
Bitmez zararım,
Kibir yüzünden.

Nefsime kandım,
Bir şeref sandım,
Ateşsiz yandım,
Kibir yüzünden.

Yol tuttum ayrı,
Bıraktım hayrı,
Delirdim gayrı,
Kibir yüzünden.

Kin nefret içtim,
Kendimden geçtim,
Zorluğu seçtim,
Kibir yüzünden.

Saplanan oktur,
Sıkıntım çoktur,
Çaresi yoktur,
Kibir yüzünden.

Düşmanla gezdim,
Dostları üzdüm,
Nefsimden bezdim,
Kibir yüzünden.

Gün geçti azdım,
Kuyumu kazdım,
İşimi bozdum,
Kibir yüzünden.

Yola taş koydum,
Kötü söz duydum,
Şeytana uydum,
Kibir yüzünden.

Kırattan indim,
Eşeğe bindim,
Düşman edindim,
Kibir yüzünden.

Gafletle yattım,
Karada battım,
Çok acı tattım,
Kibir yüzünden.

Yurt oldu dağlar,
Gözyaşım çağlar,
Sebepsiz ağlar,
Kibir yüzünden.

Titriyor elim,
Büküldü belim,
Tutuldu dilim,
Kibir yüzünden.

Yoktur yararım,
Yanlış kararım,
Çare ararım,
Kibir yüzünden.

Varımı verdim,
Her şeyi serdim,
Artıyor derdim,
Kibir yüzünden.

Görürken Allah,
İşledim günah,
Hoca der eyvah,
Kibir yüzünden.
 
Derman olacak

Bu aşk başıma benim,
Yine gelecek yine,
Aşkınla canım benim,
Kurban olacak yine.

Utanırım yaşımdan,
Aşkın gitmez başımdan,
Akan kanlı yaşımdan,
Âlem dolacak yine.

Âlemlerin sultanı,
Bize etti ihsanı,
Er veya geç bu canı,
Yine alacak yine.

Gel Yunus’u ağlatma,
Ciğerini dağlatma,
Bu aşk senin derdine,
Derman olacak yine.
 
Yağma olsun

Canlar canını seçtim,
Bu canım yağma olsun!
Dünya kârından geçtim,
Dükkânım yağma olsun!

İkilikten usandım,
Birlik diye uyandım,
Can suyu içip kandım,
Dermanım yağma olsun!

Balıma kaymak koydum,
Yunus’la yiyip doydum,
Ballar balını buldum,
Kovanım yağma olsun!
 
Âşıklar ölmez

Köyümüz kıraçtır, orman bulunmaz.
Derdimiz çok ama derman bulunmaz.

Deli gönül niçin aşktan usanmaz?
Varır aşka düşer, yine uslanmaz.

Âşık aşkı bilse, âşık olamaz,
Canını vermeyen mâşuk bulamaz.

Aşk pazarında, her can satılmaz,
Benim şu canımı hiç kimse almaz.

Âşık öyledir ki, dünyaya bakmaz,
Âhiret yanında bir çöpe saymaz.

Âşık öldü diye haber verilmez,
Hayvan ölür ancak, âşıklar ölmez.

Ârif olan kişi, yolda yorulmaz,
Bu yolda baş kopar, kanı sorulmaz.

Erenler kapalı, kapalı durmaz,
Bu kapıya gelen, hiç mahrum kalmaz.

Yunus, bu deryanın içinde kalmaz,
Çıkabilir mi ki, aklı hiç almaz.
 
Geldim

Kayalar, dağlar aştım,
Hedefime ulaştım,
Birden tuzağa düştüm,
Tutuldum, ele geldim.

Çukura düşen gülmez,
Anlatsam dile gelmez,
Söylerim dilim bilmez,
Bir tuhaf il’e geldim.

Artık büküldü belim,
Pusuda bekler ölüm,
Ben bir garip bülbülüm,
Ötmeye güle geldim.

Yunus
sanki delirdi,
Hakk’ın nuru belirdi,
Parlayan güneş gibi,
Ufuktan doğageldim
 
Baston gerek

Aşkı seviyorsan bir can olasın,
Bütün dertlerine derman bulasın!

Zehirdir, bal değil dünyanın malı,
Niye böyle zehre parmak banasın?

Sana erden baston gerek bu yolda,
Düşmezsin bastona hep dayanasın.

Yunus bunu masal gibi dinleme!
Âşık olunca sen de uyanasın.
 
Ümit kesmem senden

Yâ Rab, hep bozsam tevbemi,
Ümidimi kesmem senden.
Günah doldursam heybemi,
Ümidimi kesmem senden.

Seviyorum Rabbim seni,
Günahım çok affet beni,
Sil hepsini eski yeni,
Ümidimi kesmem senden.

İmansızlar keser umut,
Görmüyoruz derler somut,
Belli olur bir gün komut,
Ümidimi kesmem senden.

Evim barkım yıkılsa da,
Malım mülküm yakılsa da,
Peşime el takılsa da,
Ümidimi kesmem senden.

Ellerimi bağlasalar,
Gözlerimi dağlasalar,
Urganımı yağlasalar,
Ümidimi kesmem senden.

Bataklarda batıp kalsam,
Namazları eksik kılsam,
Günah deryasına dalsam,
Ümidimi kesmem senden.

Azgın nefsim doymasa da,
Din emrine uymasa da,
Mescidlere koymasa da,
Ümidimi kesmem senden.

Nimetlerin gelmez dile,
Bozuk kitap almam ele,
Küfre girmem bile bile,
Ümidimi kesmem senden.

Gaflet ile geçse yaşım,
Belalara girse başım,
Zehir ile pişse aşım,
Ümidimi kesmem senden.

Boşa geçse, gençlik çağı,
İlacıma konsa ağı,
Aş deseler karlı dağı,
Ümidimi kesmem senden.

Hâlimden hiç sorulmasa,
Yaralarım sarılmasa,
Akan sular durulmasa,
Ümidimi kesmem senden.

Gelir bunca nimet nerden?
Medet ummam başka yerden,
Hoca der ki, geçsem serden,
Ümidimi kesmem senden.
 
Erenler denizdir

Erenler bir denizdir,
Âşık gerek dalacak.
Dalgıç lazım denizden,
Girip cevher alacak.

Yine ben dalgıç oldum,
Denizden cevher aldım,
Sarraf gerek cevherin,
Kıymetini bilecek.

O Server Hakk’ı bildi,
Hak katında sevildi,
Her yerde nimet hazır,
Göz gerektir görecek.

Dile rızkını Hak’tan,
O sana verir yoktan,
Nefsin bilmiş ol gerek,
Göz perdeyi silecek.

Yunus nefsi şişledi,
Zehirleri dişledi,
Yüreğime işledi,
Aşk ateşi yakacak.
 
Bilmez imiş

Kış bitip bahar gelmezse,
Kırmızı gül açmaz imiş.
Kırmızı gül açılmazsa,
Bülbüller zâr kılmaz imiş.

Bülbül hevesli ötmeye,
Gülle birlikte yatmaya,
Bağcı kasteder satmaya,
Gül kadrini bilmez imiş.

Aman bağcı satma gülü!
Haramdır parası, pulu,
İnletme âşık bülbülü,
Gözyaşları dinmez imiş.

Yılda bir kez hayvanlara,
Aş yeli eser bunlara,
Kimi insan, hayvan olur,
Hayvan âşık olmaz imiş.

Aşktan nasip olmayınca,
Benzer imiş bir ağaca,
Ağaçta meyve olmazsa,
Dalları eğilmez imiş.

Yunus
derdine yok çare,
Dosttan ayrıldın âvare.
Yârdan ayrı kalmayanlar,
Yâr kadrini bilmez imiş.
 
Odur

Evvel Odur, Âhir Odur,
Canlara can veren Odur.
Azıp yolda kalmışlara,
Hemen imdat eden Odur.

Herkesin rızkını verir,
Her şey ancak Ondan gelir,
Gözsüz bunu nasıl görür?
Gönüllere giren Odur.

Kün deminde nazar eden,
Bir nazarda dünya düzen,
Sual olmaz hikmetinden,
Aşka temel olan Odur.

Düz döşedi bu yerleri,
Dikti kocaman dağları.
Direksiz tuttu gökleri,
Yeri sonra düren Odur.

Halk içinde dirlik düzen,
Sevdiğini bazen üzen,
Ak üstüne kara dizen,
Sözü Kur’an olan Odur.

O, bu yere buyuracak,
Olanları duyuracak,
Denize dalga vuracak,
Gemiye yol bulan Odur.

Onulmaz derde düşüren,
Aşk kazanını taşıran,
Yunus’udağdan aşıran,
Evvel, Âhir olan Odur.
 
Yandım ben

Dostum seni seveli,
Aklım gitti, kalmışım,
Geçip ırmağı gölü,
Denizlere dalmışım.

Bir zerre aşk ateşi,
Kaynatır denizleri,
Bu sevdayı çekeli,
Tutuşarak yanmışım.

Bir kişide aşk ola,
Onda keder kalmaya,
Bu aşk geleli bana,
Gamım gitti, gülmüşüm.

Bak bu kuru ağaca,
Düşmüş idi sokağa,
Nazar kıldı, er ona,
Delikanlı olmuşum.

Yunus al aşk tadını!
Miskin koydum adını!
Rabbimin muradını,
Miskinlikte bulmuşum.
 
Gidiyorum

Aşk denizi çıkar yola,
Boğulmadan gidiyorum.
İki cihan meydan ola,
Devran sürüp gidiyorum.

Deryalara dalıyorum,
Nice cevher buluyorum,
Öten bülbül oluyorum,
Güller derip gidiyorum.

Şöyle biraz sessiz kalıp,
Bitmez hayallere dalıp,
Başımı elime alıp,
Yola düşüp gidiyorum.

Bülbülüm, kondum doruğa,
Uçtum yapraktan yaprağa,
Yüzümü sürüp toprağa,
Aşkla coşup gidiyorum.

Yunus aşkın avaresi,
Biçareler biçaresi,
Sendedir derdin çaresi,
Derman sorup gidiyorum.
 
Var benim

Seni severim nice,
Canda yerin var benim,
Uyutmaz gündüz gece,
Tuhaf hâlim var benim.

Gülü görüp dururken,
Değmez elime diken,
Korkmam düşman çok iken,
Sağlam erim var benim.

Bilmeyen der ki bana,
Söz düşer mi hiç sana?
Elbet söz düşmez bana,
Çünkü pîrim var benim.

Yunus dostla barışan,
Sensin aşka karışan,
Mâşuklara yaraşan,
Miskinliğim var benim.
 
Derdimi kime yanam

Derdim çoktur, kime yanam?
Nerelerde dolanayım?
Tedbirimi nasıl alam?
Hakka nasıl sığınayım?

Ne hallere soktu beni,
Seçemem dünü, bugünü,
Atsın teni, alsın canı,
Niye ona alınayım?

Onsuz olmak bana haram,
Onunladır işim tamam,
Geldi onca lütfu kerem,
Nerelerden sağlayayım?

Odur bana Yunus diyen,
İmdadıma odur gelen,
Odur beni iyi bilen,
Başka kime bağlanayım?
 
Medet Allah’ım

Gafletten uyanamam,
Medet Allah’ım medet!
Ateşe dayanamam,
Medet Allah’ım medet!

Ey canımın cananı,
Dertlerimin dermanı,
Âlemlerin sultanı,
Medet Allah’ım medet!

Yaşarım ölmez gibi,
Ecelim gelmez gibi,
Ölümü bilmez gibi,
Medet Allah’ım medet!

Nefsim dinlemez emir,
Gafletle geçti ömür,
Kalbim sanki bir kömür,
Medet Allah’ım medet!

Saçım başım ağardı,
Günahlar beni sardı,
Kalbim nasıl karardı,
Medet Allah’ım medet!

Bak belim bükülüyor,
Saçlarım dökülüyor,
Gözden fer çekiliyor,
Medet Allah’ım medet!

İşlerim bozuluyor,
Günahım yazılıyor,
Mezarım kazılıyor,
Medet Allah’ım medet!

Köyde, şehirde gezdim,
Nice kimseyi üzdüm,
Yalan dünyadan bezdim,
Medet Allah’ım medet!

Gidilmez yere gittim,
Ömrümü heder ettim,
Hoca der, artık bittim,
Medet Allah’ım medet!
 
Bilmiyorum

Dostlar bana dokunmayın,
N’oldu böyle, bilmiyorum.
Bana hiç hesap sormayın,
Mecnun muyum, bilmiyorum.

Haram lokma mı yutmuşum?
Bildiğimi unutmuşum.
Canı aşkta uyutmuşum,
Onda ne var, bilmiyorum.

Aşkım beni yakadurur,
Gönlüm dosta akadurur,
Şöyle tuhaf bakadurur,
Naçar kaldım, bilmiyorum.

Ben aşksız asla olamam,
Aşk yoksa ben nerde kalam,
Aşktır benim canım alan
Aşka kul mu bilmiyorum.

Yunus derviş oldu diye,
Benden nasihat isteme,
Sanırdım ki ben bilirim,
Şimdi bildim bilmiyorum.
 
Garip halim var

Derdim denmez ağyare,
Garip halim var benim.
Aşktan oldum avare,
Garip halim var benim.

Yâre kucak açayım,
Kanatlanıp uçayım,
Dost iline kaçayım,
Garip halim var benim.

Aşkı vurur canıma,
Dokunuyor kanıma,
Yaklaşılmaz yanıma,
Garip halim var benim.

Girdim aşkın bağına,
Düştüm yâr tuzağına,
Oturdum uzağına,
Garip halim var benim.

Âşık olmuşum güle,
Oyuncak gelir ele,
Yunus bu dertten öle,
Garip halim var benim.

Kelimeler:

Ağyar: Başkaları, yabancılar, eller
Avare: Başıboş
 
Kim anlar

Ey dostlar, ey yarenler,
Dertlerimden kim anlar?
Deli sanır görenler,
Dertlerimden kim anlar?

Dervişler ar etmiyor,
Âşıklar zâr etmiyor,
İlaçlar kâr etmiyor,
Dertlerimden kim anlar?

Hasret beni dağlıyor,
Gözümden yaş çağlıyor,
Beni gören ağlıyor,
Dertlerimden kim anlar?

Dalgası durmaz derya,
Çaresi yok bir sevda,
Canlar yoluna feda,
Dertlerimden kim anlar?

Yunus bak, kaldın darda,
Göçelim gerçek yurda,
Yem olma kuşa kurda,
Dertlerimden kim anlar?
 
Aşkın elinden

Gönül hayran oldu aşkın elinden,
Ciğer büryan oldu aşkın elinden.

Niceler tacı tahtı, malı mülkü,
Koyup üryan oldu, aşkın elinden.

Özümün kalmadı sabrı, kararı,
Gözüm giryan oldu, aşkın elinden.

Eridi kalmadı dağların karı,
Deniz umman oldu, aşkın elinden.

İbrahim Ethem’in yok oldu tahtı,
Yeri külhan oldu, aşkın elinden.

Ne gördü Leyla’nın yüzünde Mecnun?
Nasıl hayran oldu, aşkın elinden.

Ne gördü Zeliha Yusuf yüzünden?
İşi figan oldu, aşkın elinden.

Muhabbet derdine düşeli bülbül,
Dili handan oldu, aşkın elinden.

Yunus dostun hasretiyle yanarken,
Gelip mihman oldu, aşkın elinden.
 
Divane olur

Onunla bir an birlik,
Odur cihanda erlik,
Onsuz olacak dirlik,
Olur, hepsi efsane.

Yakın eder ırağı,
Kalbler onun durağı,
Yaktığı bir çırağı,
Ömür boyu hep yana.

Bir göz kendini görmez,
Sırdaş sırrını vermez,
Yunus’un aklı ermez,
Eren olur divane.

Kelimeler:

Çırağ: Mum, kandil, ışık
 
Açar oldum

Hak’tan geldi inayet,
Kapılar açar oldum,
Kavuştum hazineye,
Cevherler saçar oldum.

Bir devlet kuşu kondu,
Nice dertlerim ondu,
Dolu kadehler sundu,
İksirler içer oldum.

İçince, aşka düştüm,
Boş kapken, dolup taştım,
Ham idim, şimdi piştim,
İyiyi seçer oldum.

Kesilmez Rabbin aşı,
Durmaz gözümün yaşı,
Kesildi nefsin başı,
Havada uçar oldum.

Salihler göçüp gitti,
Orada karar etti,
Gün geldi ömür bitti,
Ben her şeyden geçerim.

Yunus’umla biliştim,
Maşukumla görüştüm,
Ben hocama eriştim,
Sırrımı açar oldum.

Kelimeler:
İksir:
Hayatı ölümsüzleştiren su.
 
Ermek için

Rızasına ermek için,
Sonsuz sefa sürmek için,
Bugün canı yere serdim,
Yarın sağlam görmek için.

Evet, canı serdim yere,
Yarın ivazını vere,
Önüme Cenneti sere,
Rahat rahat girmek için.

Yunus yalan yok sözümde,
Çok nimeti var önümde,
Hevesim yok hiçbirinde,
Arzum ona ermek için.
 
Rabbim

Ne zaman ansam seni,
Sıkıntım kalmaz Rabbim.
Senden gayrı gözümü,
Hiç kimse silmez Rabbim.

Sensin dilde okunan,
Ezel ve Ebed olan
Hak aşkına dokunan,
Kendini bilmez Rabbim.

Yarattın cismi, canı,
Hem şu iki cihanı,
Sensin mülkün sultanı,
Gayrinin olmaz Rabbim.

Okunur hep destanın,
Açılır bağ bostanın.
Bağındaki gülistanın,
Gülleri solmaz Rabbim.

Aşkın ile dolmayan
Görüp ibret almayan,
Canı feda kılmayan,
Buraya gelmez Rabbim.

Zârdır âşığın işi,
Akar gözünden yaşı,
Seni bilmeyen kişi,
Didarı görmez Rabbim.

Yunus hepseni ister,
Cemalin bize göster!
Cemali gören âşık,
Ebedi ölmez Rabbim.
 
Aşk yüzünden

Helâl kıldı maşuka,
Âşık kendi kanını,
Maşuk nakşından okur,
Aşk eri Kur’anını.

Gitmez âşık gözünden,
Maşuk hayali her an,
Verdi Zeliha hatun,
Yusuf’un nişanını.

Erlik budur âşığa,
Maşuk yolunda öle,
Derim, sorarlar ise,
Âşığın burhanını.

Şöyle bir an hatırla,
Belkıs’la Süleyman’ı,
Fakat bulamadılar,
Bu derdin dermanını.

Boş görme sakın aşkı,
Rezil eder insanı,
Çıkarır baştan şahı,
Yıkar itibarını.

Ferhat külüngü attı,
Verdi aşka başını,
Hüsrev, Şirin yüzünden,
Kaybetmişti canını.

Mecnunla Leyla aşkı,
Taaccüp eder halkı,
Abdürrezzak bıraktı,
Aşk için imanını.

Zamane etse vefa,
Yunus’a gelir cefa,
Doğru yâri bulunca,
Feda kılar canını.

Kelimeler:

Burhan:
Kesin delil
Külünk: Büyük taşçı kazması
 
Aşk ateşi düştü cana

Hey yarenler gelin görün,
Bir şeyler oluyor bana,
Ne dünüm dün, ne günüm gün,
Aşk ateşi düştü cana.

Bu dünya dönmüş zindana,
Koydular bizleri ona,
Zindanda gülünür mü hiç?
Yürüyeyim yana yana.

Dünyada dertsiz baş olmaz,
Dertlilerin âhı dinmez,
Yanar yürek, belki sönmez,
Erişmiştir yaram cana.

Ben bir garip bülbül idim,
Gülistana güle geldim,
Gülüp oynamak isterdim,
İnlemem doldu cihana

Yunus, dünyada sen nesin?
Kim güldü ki sen gülesin,
Hepsi ağlayarak geçti,
Kim geldi ise cihana.
 
İşim benim

Her nereye dönersem,
Aşkladır işim benim,
Odur kalbde vesvese,
Âşık yoldaşım benim.

Aşksıza acır özüm,
Ellere yoktur sözüm,
Âşıkta olur çözüm,
Dinmez gözyaşım benim.

Bu aşk bize Rahmandan,
Sanmayın ki şeytandan,
Canımız da canandan,
Dostlar yoldaşım benim.

Canım kuş, vücut kafes,
Alacağım kaç nefes,
Ecelden gelince ses,
Uçan bir kuşum benim.

Bilinmez yere gittim,
Bu âlemi seyrettim,
Şu dünyayı terk ettim,
Burda yok işim benim.

Yunus der ki, âşığım,
Aşkıma çok sadığım,
Kimselere benzemem,
Bulunmaz eşim benim.
 
Destan ola

İki cihan zindan olsa,
Hepsi bana bostan ola,
Artık bana yok hiç tasa,
Hep inayet dosttan ola.

Varam o dosta kul olam,
Yeni açılan gül olam,
Bahçesinde bülbül olam,
Durağım gülistan ola.

Dost yüzünü gördü gözüm,
Erenlere toprak yüzüm,
Bilenedir benim sözüm,
Gerek şekeristan ola.

Her davadan geçen kişi,
Hak’tan yana uçan kişi,
Aşk şarabın içen kişi,
Kâh ayık, kâh mestân ola.

Her an yüzü yere sürem,
Benliğimi yere serem,
Neyim varsa dosta verem,
Hep dillere destan ola.

Dünyada açılsın gözün,
Temizlensin kendi özün,
Yunus senin iş bu sözün,
Âlemlere destan ola.

Kelimeler:

Gülistan:
Gül bahçesi
İnayet:
Lütuf, ihsan, iyilik, yardım
Mestân:
Sarhoş, sarhoşlar
Şekeristan:
Şeker kamışı tarlası
 
Dünyada kaldım

Ben miskin biri iken, adımı âşık taktım,
Terk ettim edebleri, şöyle haber bıraktım.

Gerçeklerden habersiz, âşıklıktan uzaktım,
Kendim kendi elimle, yüzüme kara yaktım.

Âşıklar meclisinde, Yunus, utanıp kaldım,
Âşık mâşuka erdi, bense dünyada kaldım.
 
131,800Konular
3,271,496Mesajlar
316,232Kullanıcılar
cvghhgg6Son Üye
Üst Alt