Dini şiirler ve Ilahi sözleri

Ey Niyazi

Denizde bir damlasın,
Derya hayrandır sana.
Sen şöyle bir zerresin,
Arş ki seyrandır sana.

Dost göründü pek ayan,
Kalmadı bir şey nihan,
Tufan olursa cihan,
Damla tufandır sana.

Niyazi’nin dilinden,
O Yunus’tur söyleyen,
Herkese gerek bir can,
Bu Yunus candır sana.

Kelimeler:

Derya: Deniz
Arş: Allahü teâlânın yarattığı, her şeyin üstünde olan, en büyük varlık
Ayan: Açık seçik
Nihan: Gizli
Tufan: Şiddetli yağmur
 
Mihmandır bana

Tende canım, canda canandır bana,
Dilde sırrım serde Sübhan’dır bana.

Her şeyimle kulu kölesiyim ben,
Gönlümün tahtında sultandır bana.

Gece gündüz inletir bu dert beni,
Derdimin içinde dermandır bana.

Büyüklüğü asla düşünülemez,
Damlanın içinde ummandır bana.

Bana benden daha yakın elbette,
Niyazi der: Her an mihmandır bana.

Kelimeler:

Canan: Sevgili
Sübhan: Her türlü noksandan münezzeh olan, Allahü teâlâ
Umman: Okyanus
Mihman: Misafir
 
Gerek

Derviş isen âşık gerek,
Hak yolunda sadık gerek,
Onun bağrı yanık gerek,
Can gözleri açık gerek.

Alçaktan alçak yürüye,
Toprak içinde çürüye,
Aşk ateşinde eriye,
Altın gibi sızmak gerek.

Hak zikriyle meşgul ola,
Yana yana bir kül ola,
Her kim diler makbul ola,
Tevhide boyanmak gerek.

Köşk sahibi yol alamaz,
Maksuduna ulaşamaz,
Yok olmadan var olamaz,
Varını dağıtmak gerek.

Dervişlerin en alçağı,
Buğday içinde burçağı,
Niyazi gibi balçığı,
Her bir ayak basmak gerek.

Kelimeler:

Tevhid: Allahü teâlânın birliğine inanmak
Maksud: Ulaşılmak istenen, istek
 
Bulan özünü

Bulan o özü,
Duyan o sözü,
Başka bir yüzü,
Görmek dilemez.

Gurbette olan,
Hayrette kalan,
Dostunu bulan,
Kendin bulamaz.

Hep gündüz gece,
Yanar ateşte,
Böyle her işte,
Ağlar gülemez.

Âşık olmayan,
Sadık olmayan,
Talip olmayan,
Menzil alamaz.

Meftun olalı,
Mecnun olalı,
Niyazi dahi,
Akla gelemez.

Kelimeler:

Vuslat: Kavuşmak
Hayret: Şaşkınlık
Menzil: Yol
Meftun: Gönül vermiş
Mecnun: Deli
 
Allah diyelim Allah!

Düşmemeli hiç dilden,
Allah diyelim Allah!
İhlâsla ta gönülden,
Allah diyelim Allah!

Kulluk gerek insana,
Uzat canı canana!
Kavuş gerçek imana!
Allah diyelim Allah!

Aşk yoksa bülbül ötmez,
Allah sevgisi bitmez,
Seven itiraz etmez,
Allah diyelim Allah!

Aşk ateşi yakarken,
Gözlerimiz bakarken,
Henüz yürek atarken,
Allah diyelim Allah!

Engelleri geçerken,
Sevincinden uçarken,
Ahirete göçerken,
Allah diyelim Allah!

Fitneler uyanmadan,
Günaha boyanmadan,
Cehennemde yanmadan,
Allah diyelim Allah!

Çamurlara batmadan,
Kabrimize yatmadan,
Ölüm gelip çatmadan,
Allah diyelim Allah!

Yunus henüz yaşarken,
Zorlukları aşarken,
Hedefine koşarken,
Allah diyelim Allah!
 
Aşk nedir?

Kalbi aydınlatan güneşe benzer,
Işığı kararmaz, bir sevgidir bu.
Isısı bitmeyen ateşe benzer,
Yanmakla azalmaz, bir sevgidir bu.

Acep var mı onu iyi tanıyan?
Belalara düşer, onu kınayan,
Bir yaradır, bağırlarda kanayan,
Kanı durdurulmaz, bir sevgidir bu.

Bülbül, onun için güllere gider,
Gece gündüz durmaz, hep feryat eder,
Hayatını harcar, hep berbat eder,
Susturur konuşmaz, bir sevgidir bu.

Çılgınlıkta yoktur, dünyada eşi,
Ne yapılsa, sönmez onun ateşi,
Gözü görmez, ana baba, kardeşi,
Yakını göremez, bir sevgidir bu.

Şahları kendine etmiştir köle,
Tacını, tahtını vermiştir yele,
Yaptıkları gelmez, kaleme, dile,
Kolay anlatılmaz, bir sevgidir bu.

Kimse bilmez akıllı mı, deli mi?
Kara cahil eder, nice âlimi,
Vahşetten kurtarır kimi zâlimi,
Herkes anlayamaz, bir sevgidir bu.

Tarihe adını çok kez yazdırdı,
Nice masumları tutup azdırdı,
Evler yıktı, nice yuva bozdurdu,
Kimse dayanamaz, bir sevgidir bu.

Mecnunu düşürdü ıssız çöllere,
Destan oldu geçti, dilden dillere,
Masal gibi gelir gamsız ellere,
Hikmeti sorulmaz, bir sevgidir bu.

Söndüremez onu, dağların karı,
Getirir kış günü yeşil baharı,
Onun için yapar balları arı,
Benzeri bulunmaz, bir sevgidir bu.

Der ki: (Gariplikle dolu her yörem),
Nice çaresizi etmiştir verem,
Aslı için yanmış, kül olmuş Kerem,
Derdi anlaşılmaz, bir sevgidir bu.

Şevk verip Ferhat’a, dağı deldirdi,
Çok zaman ağlattı, bazen güldürdü,
Nicesini kavuşmadan öldürdü,
Başlardan atılmaz, bir sevgidir bu.

Hazret-i Yusuf’u zindana attı,
Zeliha’yı yıllar yılı ağlattı,
Çok çektirdi, ne yürekler dağlattı,
Yarası sarılmaz, bir sevgidir bu.

Ayakta dolaşır, yatağa yatmaz,
Uykular kaçırır, asla uyutmaz,
Deli saçması der, nasihat tutmaz,
Öğütten anlamaz, bir sevgidir bu.

Heyecanla yaşar, hep gönüllerde,
Destanı okunur, bütün dillerde,
Namı gezer durur, bütün illerde,
Yorulmaz, usanmaz, bir sevgidir bu.

Hoca der, aşksızlar buna hasımdır,
Seven ve sevilen gerçek hısımdır,
Aşırı muhabbet ona isimdir,
Bilmeyen anlamaz, bir sevgidir bu.
 
Hak mahrum etmez

Nasıl yaşarsan yaşa,
Yazılan gelir başa,
Emeğin gitmez boşa,
Hak mahrum etmez seni.

Olmazları oldurur,
Solmazları soldurur,
Arayana buldurur,
Hak mahrum etmez seni.

Çok düzgün döner çarkın,
Toplumda olur farkın,
Şen olur evin, barkın,
Hak mahrum etmez seni.

Bulutları gönderir,
Rahmetini indirir,
Ağrın varsa dindirir,
Hak mahrum etmez seni.

Hoca, çile çekersen,
Gözünden yaş dökersen,
Gelip boyun bükersen,
Hak mahrum etmez seni.
 
Dost diye

Bakıp cemal-i yâre,
Çağırırım dost diye.
Dil oldu pare pare,
Çağırırım dost diye.

Aşkı ile dolmuşum,
Aşkıyla mest olmuşum,
Uzaklarda kalmışım,
Çağırırım dost diye.

Camide, meyhanede,
Sarayda, viranede,
Kâbe’de, put hanede,
Çağırırım dost diye.

Sular gibi çağlarım,
Yüreğimi dağlarım,
Hiç durmadan ağlarım,
Çağırırım dost diye.

Dünya varından geçsem,
Yokluğa kanat açsam,
Aşk ile daim uçsam,
Çağırırım dost diye.

Candadır, canandadır,
Ne ararsan ondadır,
Hep bana ihsandadır,
Çağırırım dost diye.

Hep görünen dost yüzü,
Ondan ayırmam gözü,
Gitmez dilimden sözü,
Çağırırım dost diye.

Bitmez bendeki heves,
Durmadan çıkar bu ses,
Alıp verdikçe nefes,
Çağırırım dost diye.

Ne yerdeyim ne gökte,
Dururum hep tetikte,
Her zaman ve her yerde,
Çağırırım dost diye.

Geldim dostun ilinden,
Kokuyorum gülünden,
Niyazi’nin dilinden,
Çağırırım dost diye.

Kelimeler:

Pare pare: Parça parça
Mest olmak: Kendinden geçmek
 
Garip bülbül

Garip bülbül senin diyarın hani?
Haydi, bir haber ver, gülzarın hani?
Bu yolda kimseye yâr olmadın sen,
Hiç şüphesiz vardır, o yârin hani?

Arttı günden güne, feryadın senin?
Âh-u figan oldu, mutadın senin?
Aşk içinde kimdir, üstadın senin?
Hani senin sabr-u kararın hani?

Bir arkadaşın yok, hep hayrettesin,
Rahatı terk ettin, çok mihnettesin,
Bütün gün çalışır, pek gayrettesin,
Ayın, yılın, leyl-ü neharın hani?

Ne göründü güle karşı gözüne?
Konuşmazsın, hasret kaldık sözüne,
Hiçbir yerde rastlanmıyor izine,
Nerde kır atın, şehsüvarın hani?

Gökte uçarken seni indirdiler,
Bağladılar, zincirlere vurdular,
Nurken adına Niyazi verdiler,
O ezeldeki itibarın hani?
 
Yağma var

Meydanda bütün varım,
Yağmadır, alan alsın!
Artık eski efkârım,
Yağmadır, alan alsın!

Aldılar beni benden,
Haberim yok kendimden,
Geçtim bu canla tenden,
Yağmadır, alan alsın!

Geçtim şöhretle şandan,
Yemeğinden, aşından,
Mallar çıksın dükkândan,
Yağmadır, alan alsın!

Varlıklarımı attım,
Parasız pulsuz sattım,
Kendim yan gelip yattım,
Yağmadır, alan alsın!

Bunda yoktur zararım,
Vermekle artar kârım,
Bilinsin bütün varım,
Yağmadır, alan alsın!

Niyazi buldu yâri,
Gözü görmez ağyarı,
Kesti artık zünnarı,
Yağmadır, alan alsın!
 
Nerdedir

Ey tasavvuf erleri,
Tasavvufun pirleri,
Bir nişan verin bana,
O bî-nişan nerdedir?

Nerdedir dostun yolu,
Nerde açılır gülü,
Dost bağının bülbülü,
Gül-i handan nerdedir?

Bildim ki, can tendedir,
Ten, can ile zindedir,
Ama bilemedim ki,
Can-ı canan nerdedir?

Niyazi’ye can olan,
Canına canan olan,
Sırrında sultan olan,
O bî-mekân nerdedir?

Kelimeler:

Nişan:
Belirti, alamet
Bî-nişan:
Nişansız
Handan: Şen, neşeli
Zinde: Canlı, dinç
Canan: Sevgili
Bî-mekân: Mekânsız
 
Bülbül

Böyle niye ötersin?
Figan için mi geldin?
Feryat edip gül diye,
Giryan için mi geldin?

Nedir bu gelen sana,
Bela üstüne bela,
Canını dost yoluna,
Kurban için mi geldin?

Bu hasta Niyazi’ye,
Müjdeler mi var yine?
Şifa bulmaz derdine,
Derman için mi geldin?

Kelimeler:

Figan:
Ağlama, inleme
Giryan: Gözyaşı döken, ağlayan
 
Gül-bülbül

Gül müdür, bülbül müdür
Durmayıp figan eden?
Ten midir, gönül müdür?
Ta Arş’ı seyran eden?

Kimdir o, göster bize!
Nehirde ve denizde,
Durmadan gündüz gece,
Aşkla cevelan eden?

Gökteki gezegenler,
Niye döner, ver haber,
Hem ne için dönerler
Birlikte devran eden?

Kelimeler:

Seyran:
Gezme, gezinti
Cevelan:
Durmayıp gezme
Devran: Dönme
 

Ey rahmeti bol padişah
Cürmüm ile geldim sana
Ben eyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Süphanallah sultanallah
Tüm dertlere derman allah
Beneyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Kalpten tecavüz eyledin
Derya yüzem mi boyladın
Malum sana benneyledim
Cürmüm ile geldim sana

Hiç sana kulluk etmedim
Ğazızıra la gitmedim
Hem buyruğunu tutmadım
cürmüm ile geldim sana


Süphanallah sultanallah
Tüm dertlere derman allah
Beneyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Zemmim ile doldu cihan
Sana ayar zahir nihan
Ey lutfum ol kahrı güzel
Cürmüm ile geldim sana
 

Gururlanma İnsanoğlu ilahi sözleri

Gururlanma insanoğlu
Ölmemeye çaren mi var
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çaren mi var


Güz gelince solar yaprak
Yüzün örter kara toprak
Kefen çürüyünce çıplak
Kalmamaya çaren mi var

Altımızdan taşlar batar
Üstümüzden otlar biter
Yılan, çiyan yiyip gider
Kurtulmaya çaren mi var


Altımızdan sular yürür
Üstümüzü çimen bürür
Beden çürür, et dökülür
Ölmemeye çaren mi var
Tenin çürür, et dökülür
Ölmemeye çaren mi var

Gururlanma öleceksin
Dar kabire gireceksin
Hakk’a cevap vereceksin
Vermemeye çaren mi var
 

Kabrimin ilk gecesi ilahi sözleri

yer kazılır derin olur,kazıldıkça serin olur
içine giren kaybolur, ah kabrimin ilk gecesi
içine giren kaybolur,ah ölümün ilk gecesi
kabir kurdu acı olur,başların tacı olur
ilk gecesi acı olur,ah kalbimin ilk gecesi
ilk gecesi acı olur,ah ölümün ilk gecesi

ilk gecesi ah kabrimin ilk gecesi
ilk gecesi ah ölümün ilk gecesi

sevdiklerim kabrim kazar,baş tacımda adım yazar
uyuyan dertlerim azar,ah kabrimin ilk gecesi
uyuyan dertlerim azar,ah ölümün ilk gecesi
kabir evler sıra sıra,kara toprak kara kara
karanlıkta ışık ara,ah kabrimin ilk gecesi
karanlıkta ışık ara,ah ölümün ilk gecesi

ilk gecesi ah kabrimin ilk gecesi
ilk gecesi ah ölümün ilk gecesi

duman çıkmaz bacası yok,kalkıp kaçsam kapısı yok
ilk gecenin hesabı çok, ah kabrimin ilk gecesi
ilk gecenin hesabı çok, ah ölümün ilk gecesi
bizim evler ıssız kalmış,yavrularım öksüz kalmış
sizlerden ayrılmak varmış,ah abkrimin ilk gecesi
sizlerden ayrılmak varmış,ah ölümün ilk gecesi

ilk gecesi ah kabrimin ilk gecesi
ilk gecesi ah ölümün ilk gecesi

ziyarete gelin gidin,dua edin serin edin
karanlıga ışık edin,ah kabrimin ilk gecesi
karanlıga ışık edin,ah ölümün ilk gecesi

ilk gecesi ah kabrimin ilk gecesi
ilk gecesi ah ölümün ilk gecesi
 
La ilahe illallah

Çok değerli bir sözdür,
La ilahe illallah…
İnanışta bir özdür,
La ilahe illallah…

Kim söylerse bu sözü,
Açılır bir gün gözü,
Gece olur gündüzü,
La ilahe illallah...

Amelin kıymetlisi,
Sözlerin ziynetlisi,
Zikrin faziletlisi,
La ilahe illallah…

Sıkıntılardan korur,
Kıyamette nur olur,
Çok söyleyen kurtulur,
La ilahe illallah…

Affeder günahkârı,
Söndürür yanan narı,
Cennetin anahtarı,
La ilahe illallah…

Günahları yok eder,
Sevabları çok eder,
Diyen Cennete gider,
La ilahe illallah…

Kurtuluştur insana,
Ulaştırır ihsana,
Kavuşturur imana,
La ilahe illallah…

Hoca, bırak gafleti!
Çekme yarın hasreti!
Kaçırma bu nimeti!
La ilahe illallah...
 
Rahmeti bol

Ebedî ve ezelî,
Rahmeti bol Allah’ım.
Güzellerin güzeli,
Rahmeti bol Allah’ım.

Dilemezse, su akmaz,
Kulak duymaz, göz bakmaz,
Emirsiz ateş yakmaz,
Rahmeti bol Allah’ım.

Nimetleri hiç bitmez,
Sevgisi kalbden gitmez,
Hâşâ kula zulmetmez,
Rahmeti bol Allah’ım.

Dertliye derman ondan,
Tevbe bekler kulundan,
Salih sevilir candan,
Rahmeti bol Allah’ım.

Kış gelir sular donar.
Soğukta ateş yanar,
Mevla’yı her şey anar,
Rahmeti bol Allah’ım.

Ay, güneş, dünya döner,
Nice yıldızlar söner,
Yağmurla rahmet iner,
Rahmeti bol Allah’ım.

Yaz gelir, karlar erir,
Ağaçlar meyve verir,
Hoca bak, ot yeşerir,
Rahmeti bol Allah’ım.
 
Dost hasreti

Ey yarenler n’idersiniz?
Böyle nere gidersiniz?
Dünyayı terk edersiniz,
Yakar bizi dost hasreti.

Umduğuna eremezsin,
Bu devranı süremezsin,
Ahbabını göremezsin,
Yakar bizi dost hasreti.

Oynar gözümüz kaşımız,
Çok çeker dertli başımız,
Dinmiyor hiç gözyaşımız,
Yakar bizi dost hasreti.

Gelenlerin yüzü gülmez,
Gidenlerden haber gelmez,
Ne olacak kimse bilmez,
Yakar bizi dost hasreti.

Yunus bakma sağa sola!
Davet eyle doğru yola!
Akıbetin hayır ola!
Yakar bizi dost hasreti.

Kelimeler:

Akıbet:
Netice, sonuç
 
İmiş

Ah beni rezil eyledi,
Bu ne biçim sevda imiş?
Endişe yok gönlümde hiç,
Canın eli onda imiş.

Aramaktan çok usandım,
Gönlü aşkla dolmuş sandım,
Uzak yere konmuş sandım,
Maşuk bizim evde imiş.

Bilinmez iş eyler idik,
İlm-i ledün söyler idik,
İkram görmüş beyler idik,
Kudret hanı onda imiş.

Yunus
Arş’ta seyran eder,
Görenleri hayran eder,
Dostu uzakta zanneder,
Can içinde canda imiş.

Kelimeler:

Maşuk:
Âşık olunan kimse
İlm-i ledün: Bâtın ilmi
Arş: Her şeyin üstünde olan, en büyük varlık
 
Yaratan vardır

Sahraları, çölleri,
Denizleri, gölleri,
Bülbülleri, gülleri,
Yaratan elbet vardır.

Bülbülün ötüşünü,
Güneşin batışını,
Kalblerin atışını,
Yaratan elbet vardır.

Akıp giden pınarı,
Ekşi, tatlı her narı,
Asırlık şu çınarı,
Yaratan elbet vardır.

Tümsekleri, düzleri,
Nur parlayan yüzleri,
Sürmelenmiş gözleri,
Yaratan elbet vardır.

Kayaları, taşları,
Gökte uçan kuşları,
Yazları ve kışları,
Yaratan elbet vardır.

Direksiz şu gökleri,
Cinleri, melekleri,
Muzları, çilekleri,
Yaratan elbet vardır.

Ayları ve yılları,
Ağaçları, dalları,
Arıları, balları,
Yaratan elbet vardır.

Hoca, koca fezayı,
Vücutta her azayı,
Başa gelen kazayı,
Yaratan elbet vardır,
Bu yaratan, Allah’tır.
 
Rabbimize Hamdolsun

Nimetlerin beyanı,
Şaşırtır her insanı,
Çoktur Hakk’ın ihsanı,
Rabbimize hamdolsun!

Cömertlik güzel haslet,
Cennet cömerde hasret,
Gerekmez buna hayret,
Rabbimize hamdolsun!

Davete et icabet!
Çünkü icabet sünnet,
Yalnız Hakk’adır minnet,
Rabbimize hamdolsun!

Yaşanmaz asla susuz,
Yemekler olmaz tuzsuz,
Nimetleri var sonsuz,
Rabbimize hamdolsun!

Şeytan kurmasın tuzak,
Yolumuz gayet uzak,
Rızkı veriyor Rezzak,
Rabbimize hamdolsun!

Sâlihleri seçelim!
Fâsıklardan geçelim!
İman ile göçelim!
Rabbimize hamdolsun!

Gökten yağmur getiren,
Yerden nimet bitiren,
Bize Allah dedirten,
Rabbimize hamdolsun!

Deli dolu esilmez,
Nefis için küsülmez,
Haktan ümit kesilmez,
Rabbimize hamdolsun!

Perişandı dünümüz,
Karanlıktı günümüz,
Aydınlandı önümüz,
Rabbimize hamdolsun!

İnsan olmaz davasız,
Mümin olmaz duasız,
Durulmaz hiç havasız,
Rabbimize hamdolsun!

Mahlûkata can veren,
Damarlara kan veren,
Bizlere iman veren,
Rabbimize hamdolsun!

Hoca,
ruhsuz yaşanmaz,
Cansız beden taşınmaz,
Şükürle dil aşınmaz,
Rabbimize hamdolsun!
 
Hâline şükret

Ümidini kesme, çoksa da günah,
Ne olursa olsun, hâline şükret!
Tevbe edenleri affeder Allah,
Ne olursa olsun, hâline şükret!

Sırrını söyleme, belki de ardır,
Şu dumanlı dağlar geçilmez kardır,
Biraz sabret, kışın sonu bahardır,
Ne olursa olsun, hâline şükret!

Öğünme, kapılma kibre gurura!
Ehl-i sünnet olan kavuşur nûra,
Hoca, işi bırak artık olura!
Ne olursa olsun, hâline şükret!
 
Ümit kesme

Bozulsa da bin kez tevben,
Ümit kesme yüce Hak’tan!
Günahlarla dolsa heyben,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

İmansızlar keser umut,
Görmüyoruz derler somut,
Belli olur bir gün komut,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Evin barkın yıkılsa da,
Malın mülkün yakılsa da,
Şeytan, peşe takılsa da,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Elin kolun bağlansa da,
Kaşın gözün dağlansa da,
Senin için ağlansa da,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Bataklarda batıp kalsan,
Kötülükle taşıp dolsan,
İtikadı düzgün kulsan,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Malın mülkün gitse sele,
Haktandır de, kızma ele!
Kötü sözler alma dile!
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Hâlin nedir sorulmasa,
Yaraların sarılmasa,
Akan sular durulmasa,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Boşa geçse, gençlik çağı,
Harap olsa, üzüm bağı,
Geç deseler, karlı dağı,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Gelir bunca nimet nerden?
Medet umma, başka yerden,
Seven geçer, bir gün serden,
Ümit kesme yüce Hak’tan!

Hoca, bela gelse başa,
Zehir konsa, tatlı aşa,
Başın değse, taştan taşa,
Ümit kesme yüce Hak’tan!
 
Ey Rabbim

Bataklara daldırsalar,
Ümidimi kesmem asla.
Şeytanlar hep saldırsalar,
Ümidimi kesmem asla.

Seviyorum Rabbim seni,
Günahım çok affet beni!
Sil hepsini eski yeni!
Ümidimi kesmem asla.

Günahlarım göğe çıksa,
Hayalimi tutup yıksa,
Boğazımı şeytan sıksa,
Ümidimi kesmem asla.

Affın çoktur, acı bana!
Merhametin çok kuluna,
Ellerimi açtım sana,
Ümidimi kesmem asla.

Hoca der ki, zordur işim,
Sökülse de, bütün dişim,
Ben Rabbime söz vermişim,
Ümidimi kesmem asla.
 
Açık hakikat

Allah vardır, birdir, açık hakikat,
Bunu ispat ediyor bütün kâinat,
Taş, toprak, su, hava, hayvan ve nebat,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Gökte yıldızların kandil yakışı,
Gecenin ardından, günün çıkışı,
Ay’ın ve Güneş’in, parıldayışı,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Arının altıgen petek yapışı,
Köstebeğin yerde tünel açışı,
Balığın yüzmesi, kuşun uçuşu,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Kulakların gelen sesi duyuşu,
Dişlerin bir inci gibi duruşu,
Yüreğin bir saat gibi vuruşu,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Dilin tat alması, gözün görmesi,
Ciğerlerin nefes alıp vermesi,
İyiye kötüye aklın ermesi,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

On parmağın uygun eşya tutuşu,
Kalbin çalışması, nabzın atışı,
Lokmayı çiğneyip ağzın yutuşu,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?

Hoca bak, balıklar denizde oynar,
Yeraltında nice sıcak su kaynar,
Sönmez hiç güneşten hep ışık yanar,
Hakkın varlığını göstermiyor mu?
 
Dilemezse Rabbimiz

Kuş uçmaz, balık yüzmez.
Dilemezse Rabbimiz.
Karınca yerde gezmez,
Dilemezse Rabbimiz.

Bilmez bunu beynamaz,
Ateşte su kaynamaz,
Zerre bile oynamaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Göz görmez, kulak duymaz,
Yense de mide doymaz,
Semada yıldız kaymaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Güneş ışığı salmaz,
Ay ile günler olmaz,
Âlemde nizam kalmaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Erkekle dişi olmaz,
Kimsenin işi olmaz,
Evlenmez, eşi olmaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Kar yağmaz, şimşek çakmaz,
Göl kurur, pınar akmaz,
Ateş bir şeyi yakmaz.
Dilemezse Rabbimiz.

Ayak basmaz, el tutmaz,
Dil konuşmaz, kalb atmaz,
Kalem yazmaz, el tutmaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Âşıkla mâşuk olmaz,
Sofrayla kaşık olmaz,
Su olmaz, baraj dolmaz,
Dilemezse Rabbimiz.

Gül bitmez, bülbül ötmez,
Maddi sebepler yetmez,
Başımızdan dert gitmez,
Dilemezse Rabbimiz.

Hoca, gözsüz görülmez,
Saç olmazsa örülmez,
Ölüp giden dirilmez,
Dilemezse Rabbimiz.
 
Aşk neymiş

Varı yoğu atmakmış aşk,
Canı cana satmakmış aşk.

Her şeyi atıp bağrına,
Taşlar basıp yatmakmış aşk.

İsteyene balı verip,
Zehri kendi yutmakmış aşk.

Belâ yağmuru yağarken,
Yine şükür etmekmiş aşk.

Aşktan mahrum olan bilmez,
Sermayesi batmakmış aşk.

Herkes yangından kaçarken,
Kor ateşe atmakmış aşk.

Hasretiyle ağlayarak,
Göz şükrünü yapmakmış aşk.

Hoca, ela göze değil,
Hak emrini tutmakmış aşk.
 
Allah sevgisi

Allah sevgisiyle yaşar âlemler,
Kuşaktan kuşağa süren sevgidir,
Hubb-i fillah için yazar kalemler,
Hakkı öven, zulmü yeren sevgidir.

Çalışır geceyi gündüze katar,
İmanlı kalblerde, korkusuz yatar,
Düşkünün elinden şefkatle tutar,
Mazlumlara kanat geren sevgidir.

Bu aşk-ı ilahi, solmayan renktir,
Kine, buğza karşı yapılan cenktir,
Ölçüde, tartıda eşsiz ahenktir,
Gönüllere cila vuran sevgidir.

Sevgidir her şeyin asıl mayası,
Fıtrîdir, silinmez hemen boyası,
İyinin kötünün birer aynası,
Uzak hedefleri gören sevgidir.

Sevgidir âşığa çile çektiren,
Bağ bahçe kurduran, fidan diktiren,
Şanlı fetih için toplar döktüren,
Düşmanları yere seren sevgidir.

Irmakların akışında sevgi var,
Annelerin bakışında sevgi var,
Kaşlarını yıkışında sevgi var,
Bebeği beşiğe koyan sevgidir.

Sevgidir yol yapan, pınar akıtan,
Kadına erkeğe ilim okutan,
Nakışlar işleten, halı dokutan,
Hedefe sabırla varan sevgidir.

Sevgidir şaire şiir yazdıran,
Kelimeyi inci gibi dizdiren,
Hak aşkıyla diyar diyar gezdiren,
Her zaman ayakta duran sevgidir.

Sevgidir Mecnun’u çöle düşüren,
Sevgidir Leyla’yı dile düşüren,
Aşk ateşi ile ciğer pişiren,
Destanlara konu olan sevgidir.

Züleyha’ya hırsla gömlek yırttıran,
Hazret-i Yusuf’u hapse attıran,
Babasına nice acı tattıran,
Dilden dile sürüp giden sevgidir.

Sevgidir Ferhat’a dağı deldiren,
Şehitliğe koşan, düşman öldüren,
Haksızlara haklarını bildiren,
Adalet ağını ören sevgidir.

Cömertlerin bağışında sevgi var,
Yağmurların yağışında sevgi var,
Güneşin de doğuşunda sevgi var,
Kâinata hayat veren sevgidir.

Sevgi candır, öğren işin özünü!
Hoca, dinle âlimlerin sözünü!
Takip eyle sevenlerin izini!
Yaralıya merhem süren sevgidir.
 
Hakkın kudreti

Hudâ’nın ismiyle başlarız söze,
Rahman’dır kolaylık gösterir bize.

Allah’ın adını anmalı insan,
Emre uymalıdır, hiç aksatmadan.

Bismillah diyelim her işimizde,
Unutma ki şeytan hep peşimizde.

Bir işe başlarken dersek Bismillah,
Elbet yardım eder Cenab-ı Allah.

Ortakları olmaz, yoktur benzeri,
Noksan sıfatlardan şüphesiz beri.

Hâşâ, oğlu, kızı olmaz Hudâ’nın,
İşinde yanlışlık olmaz Yezdân’ın.

Cümle mahlûkâtı var etti yoktan,
Kimi ateştendir, kimi topraktan.

Kurumuş balçıktan insan eyledi,
Türlü nimetleri ihsan eyledi.

“Ol” emriyle kâinatı yarattı,
Semaları yıldızlarla donattı.

Kudreti sonsuzdur, kışı yaz eder,
Kullarına acır, hep ikaz eder.

Bir nizam içinde arzı döndürür,
Bulutlardan tatlı sular indirir.

Taş içinde ateş gizledi Rahman,
Yarattı denizde, inci ve mercan.

Bir bebek doğunca hazırdır azık,
Annenin göğsünden gönderir rızık.

Bir sevgi verir ki ana babaya,
Katlanırlar onun için cefaya.

Bin bir ihtimamla ona bakarlar,
Üstünü başını temiz yıkarlar.

Kulakları burnu, gözü veren O,
Saçımıza renk renk boya süren O.

Vücudun üstüne başı koyandır,
Gözlerin üstüne kaşı koyandır.

İnsanı ağlatan, güldüren Odur,
Doğduran, yaşatan, öldüren Odur.

Kalblerde sevgiyi halk eden Odur,
Salihleri nura gark eden Odur.

Hazret-i Yusuf’a güzellik verdi,
Züleyhâ’yı ona âşık eyledi.

Herkes Züleyhâ’yı alaya aldı,
Yusuf’u görenler hayrette kaldı.

Bu bir insan değil, melek dediler,
Parmaklar kesildi, bilemediler.

Halil İbrahim’i küstürmeyen O,
Oğlunu bıçağa kestirmeyen O.

Halil’i ateşe yaktırmayan O,
Salih'i harama baktırmayan O.

Yunus’u balığa yutturan Odur,
Ölüm korkusunu tattıran Odur.

Süleyman’ı gökte gezdiren Odur,
Firavun’u suda ezdiren Odur.

Kâfir Ebu Cehli şaşırtan Odur,
Kazdığı kuyuya düşürten Odur.

Her işinde vardır birçok hikmeti,
Bakınca görülür sonsuz kudreti.

Odur kâinata vurur çok desen,
Odur zalimlerin sesini kesen.

Bize nasip etsin iman nimeti,
Hoca’ya inşallah verir Cenneti.
 
131,790Konular
3,271,382Mesajlar
316,195Kullanıcılar
Jetta3434Son Üye
Üst Alt